Kategori: Genel

06 May

Organik Tarım Araştırma Projelerinin 2016 Yılı Değerlendirme Toplantısı’na katıldık

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) tarafından yürütülen ve yürütülecek olan organik tarım araştırma projelerinin 2016 yılı değerlendirme toplantısı 7-11 Şubat tarihleri arasında Antalya’da yapıldı. İlgili bakanlık kuruluşları, Fakülteler, enstitüler, TÜBİTAK, STK ve özel kuruluşların temsilcilerinin katıldığı toplantıya Buğday Derneği de davetliydi.

sakine antalya

06 May

Tarım ilaçları arıları öldürüyor

Arılar hızla ölüyor ve Amerikan hükûmeti çok yaygın olarak kullanılan bir böcek ilacı sınıfının arıların ölümünden, en azından kısmî olarak, sorumlu olduğunu sonunda kabul etti. Dünyada milyonlarca arıyı öldüren tarım ilaçlarının kullanımı yaşam temellerimizden biri olan gıda güvenliğini de ciddi boyutta tehlikeye atıyor. Çözümse, doğayla uyumlu, insan ve canlı sağlığını etkilemeyen sürdürülebilir ekolojik yöntemlerde…

10 yıldan fazla bir süredir, Birleşik Devletler Çevre Koruma Ajansı (EPA) daha önce kullanımını onayladıkları bir böcek ilacı sınıfı olan neonik (Neonicotinoid)’lerin yeniden değerlendirilmesi konusunda çevreciler ve arıcılar tarafından baskı altındaydı. Bu baskı, bu tip kimyasalların arı ve diğer tozlaştırıcılara zarar verdiğini gösteren bir araştırma sonucuna dayanmaktaydı. Geçtiğimiz günlerde yayınlanan raporla (1), EPA bu durumu sonunda kabul etti.

İlk olarak Avrupalı kimyasal devleri Sygenta ve Bayer tarafından pazarlanan, daha sonra başka firmalar tarafından da piyasaya sürülen neonikler, Birleşik Devletler ve dünyada en yaygın olarak kullanılan böcek ilaçları. 2009’da ajans, bu kimyasalların uzun ve yavaş bir ‘yeniden değerlendirme’ sürecine başladı. Bu süreçte kimyasallar sınıf olarak değil, tek tek (toplamda 5 adet) değerlendirildi. Bu arada onlarca milyon hektarlık tarıma elverişli arazi alanı her yıl neoniklerle ilaçlanıyor ve buna bağlı olarak bal arısı kovanlarının sıkıntılı durumu devam ediyor.

EPA’nın uzun zamandır beklenen değerlendirmesi, en çok öne çıkan neoniklerden birinin –Bayer’in İmidakloprid’i- arıları nasıl etkilediği üzerinde odaklanıyor ve arıların tarım alanlarında oldukça sık görülen miktarda, yani milyarda 25 partikülden yüksek oranda imidakloprid ile karşılaşmaları durumunda zarar gördüğünü ortaya koyuyor. Maalesef bu etkiler tozlaştırıcıların azalmasının dışında, bal üretimindeki düşüşü de kapsıyor. Ajansın raporunda, İmidakloprid’in narenciye ve pamuk dışında diğer ekili ürünler üzerindeki etkileri ve dört diğer neonik ürünün değerlendirmesi maalesef yer almıyor.

 

Zehir endüstrisi

Neonik içeren böcek öldürücülerin arıların yanı sıra küçük kuşlar ve benzeri canlılar için ölümcül olduğunu belirten çalışmalar da var (2). Yapılan dğer araştırmalar bu ilaçların, özellikle kuş, kelebek ve suda yaşayan omurgasızları da etkilediğini ortaya koyuyor. Sistemik olduğu için besinlerin soyulması veya yıkanmasıyla temizlenemeyen neonik içerikli tarım ilaçları, yaşam temellerimizden biri olan gıda güvenliğini de ciddi boyutta tehlikeye atıyor. Neonik ve benzeri tarım ilaçları, aynı görevi gören doğa dostu böceksavarlarla ve/veya yöntemlerle değiştirilebilirler.

Ne yazık ki tarım sektöründe kullanılan tarım ilaçları, gübreler, hormonlar, insan sağlığı ve ekosistem üzerindeki etkilerine yönelik uzun vadeli araştırmalar yapılmadan kullanıma sunuluyor. EPA gibi yapıların görevi, yıllarca kullanımdan sonra yapılan araştırmalar ile bu ilaçların kullanımına sınırlama getirmek veya yasaklamak değil, kullanıma sunulmadan gerekli araştırmaların yapılmasını sağlamak olmalı. Ekosistemimizi yıkıma uğratan bu ilaçların ülkemizde de yaygın bir şekilde kullanıldığını hatırlatalım. Zehirli kimyasallar içeren ilaçlar kullanmayan, doğayla uyumlu ekolojik/organik üretim yapan üreticilerin desteklenmesi ve çoğalması bu nedenle çok önemli. İlgili kurumlar ve karar vericiler, bu konudaki yaptırımları ülkemizde de hızlıca uygulamalı, denetim ve bilinçlendirme çalışmalarına ağırlık vermeli ve ekolojik, doğayla dost ve sürdürülebilir yöntemleri teşvik etmeli.

Arı yoksa gıda da yok

Yoğun böcek ilacı kullanımı, habitat kaybı, iklim değişikliği, dengesiz şehirleşme, arılarla birlikte pek çok tozlayıcının sayılarının endişe verici şekilde azalmasına sebep oluyor. Buğday Derneği olarak, arılara ve diğer tozlayıcılara, doğa dostu arıcılığa destek olmak için yeni bir projeye başladık. Avrupa Birliği Erasmus+ Programı tarafından desteklenen “Ekolojik Arıcılık Eğitimi” Projesi ile ortaklarımızla birlikte geleneksel ve doğa dostu arıcılık bilgisini yaygınlaştırmak, tecrübelerimizi paylaşmak ve doğa dostu arı ürünleri için farkındalığı ve talebi artırarak arza destek olmak amacındayız.

Çünkü arı yoksa gıda da yok!

arı 2

Kaynaklar:

https://www.motherjones.com/f…/epa-hq-opp-2008-0844-0140.pdf
http://abcbirds.org/…/Congressional_Dining_Hall_Report_July…
*Çeviri desteği için, gönüllü çevirmenimiz İrem Abacı’ya teşekkür ederiz.

14 Nis

Organiğe talep artıyor

Organik ürünlere ilgi ve talep tüm dünyada artıyor. Türkiye’deki üretim miktarlarına baktığımızda organiğe geçiş süreci ürünleri dahil, 2002’de 310.000 ton olan toplam üretim, 2014’te 1.642.000 tona çıkmış yani % 430’ luk bir artış söz konusu. Ekolojik tarım ve ürünlerinin Türk toplumu tarafından tanınması ve iç pazarda talep oluşmasında, Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği tarafından 2006 yılında İstanbul’da, Şişli – Feriköy ile başlatılan % 100 Ekolojik Pazarlar Projesi’nin katkısı oldukça büyük.

Türkiye’de organik tarım yükselişte

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı verilerine göre; 2002’de çiftçi sayısı 12.428 iken bugün 70.000’ i aşmış durumda. 2014 ihracat verileri 79 milyon dolara ulaştı. Ürün çeşitliliği de 2013 verilerine göre 213’e yükseldi. IFOAM ve FIBL’in 2014 raporuna göre; Türkiye organik tarım arazisi artışı gösteren 81 ülke arasında da 4. sırada. TUİK 2014 verilerine göre; toplam tarım alanı 23.939.000 hektar alan, organik tarım alanı ise (doğadan toplama hariç) 490.000 hektar. Bu verilere göre, organik tarım yapılan alanların toplam tarım alanlarına oranı % 2.

Ekolojik Pazarlar’la organik sektör de büyüyor

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği tarafından 2006 Haziran’ında İstanbul’da, Şişli – Feriköy ile başlatılan % 100 Ekolojik Pazarlar projesi, ekolojik tarım ve ürünlerinin Türk toplumu tarafından tanınması ve iç pazarda talep oluşmasında öncü olmuştur. Bugün 3’ü mevsimsel olarak açılıp kapanan, toplam 17 organik pazardan 7’si %100 Ekolojik Pazar markası ve standartları altında yürütülmektedir. %100 Ekolojik Pazarlar; İstanbul’da Şişli, Küçükçekmece, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal; Kayseri’de Kocasinan ve Talas % 100 Ekolojik Pazarlardır.

%100 Ekolojik Pazarlar’la birlikte iç pazara yönelik üretim, çeşit, miktar ve kalite arttı. Türkiye, organik et ve türevleri, süt türevi ürünler, yerli kozmetik ürünler, birçok gurme ürün, ithal kozmetikler, çikolatalar, ekolojik temizlik malzemeleri, helva, çörekotu gibi bitkisel yağlar vs. ile bu proje sonrasında tanışabildi. Türkiye’nin ilk organik pazarı olan Şişli %100 Ekolojik Pazar ilk gün 48 tezgahla başladı. Bugün kahvaltı ve yemek sunan tezgâhlar hariç, organik gıda ve ürün satan 71 tezgâh sahibiyle Türkiye’de ilk olmanın ötesinde, aynı zamanda en büyük ekolojik pazarı konumunda. İlk bir yıl 3-5 ton civarında olan haftalık taze sebze-meyve satışları bugün, haftalık 14 ton. Buğday Derneği tarafından hazırlanan veri kayıt ve takip programı sayesinde üretici ve ürünlere ait verilere kolaylıkla ulaşmak mümkün. Bu sistem sayesinde Şişli %100 Ekolojik Pazar’da bir yılda toplam 700 ton taze sebze ve meyvenin satıldığını söyleyebiliyoruz. İstanbul’da, Anadolu Yakasında hizmet veren Kartal % 100 Ekolojik Pazarı da 2015 yılında, bir önceki yıla göre % 26.48’ lik artış göstererek yıllık sebze-meyve satışını 271 tona yükseltti. Yine aynı kayıt ve veri sistemine göre Kayseri’de sezonluk olarak hizmet veren iki ekolojik pazarda da satışlar geçen yıla oranla yüzde 26 oranında artış gösterdi. Sezonluk olarak 15 hafta açık kalan Talas ve Kocasinan %100 Ekolojik Pazarların toplam satışı 2015’ te, 240 ton olarak gerçekleşti.

Dünyada da yükselen trend: Organik 

*2014 yılında Almanya organik pazarı %4.8 oranında arttı.

*2014 yılında ABD’deki organik pazar %11 artışla, 35.9 milyar dolar değerine ulaştı. Organik Ticaret  Birliği’nin (OTA) ABD organik satışlarını ilk kez araştırdığı 1997 yılına kıyasla, pazar 10 kat artış göstermiş.

*Fransa’da organik gıdaya çok talep var ve pazar sürekli büyüme yaşıyor. Önceki yıla kıyasla satışlar 2014 yılında %10 arttı. 10 tüketiciden 9’u en azından ara sıra organik ürünler almayı tercih ederken, 6’sı ise ayda bir tercihini bu yönde kullanıyor. Bu talebe yetişmek için, artan sayıda çiftçi organik üretime geçiyor.

*Danimarka’da satın alınan her dördüncü havuç ve her dördüncü litre süt organik.

*2014 yılında İsveç organik pazarı %5.6’lık bir pazar payına erişti. En fazla talep meyve ve sebze ürün grubunda oldu.

*2014 yılında İsviçre organik pazarı %7.5 arttı. Böylece organik ürünlerde kişi başına düşen tüketim 269 İsviçre frangına (2013’te 223 avro) yükseldi. Bu, Avrupa’daki en yüksek rakam. Ülkede dağlık bölgedeki 5 hektar alandan biri, organik olarak işleniyor.

05 Oca

Güvenli Alışverişin Adresi: %100 Ekolojik Pazarlar

Buğday Derneği ve yerel yönetimler işbirliğiyle açılan %100 Ekolojik Pazarlarda Buğday Derneği’nin düzenli olarak yaptığı zirai ilaç kalıntı analiz çalışmalarının yanında İstanbul Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl ve İlçe Müdürlüklerinin denetimleri ve analiz çalışmaları da arttı.

En önemlisi, Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlükleri’nin bu yıl içinde Kartal, Beylikdüzü, Şişli, Bakırköy ve K.Çekmece %100 Ekolojik Pazarlarda habersiz denetimlerinde 15 farklı tezgah sahibinden aldığı birbirinden farklı ürün gruplarından ( pirinç, mercimek, tavuk, bal, polen, yumurta, taze fasulye, iki farklı üreticiden domates, üzüm, erik, mandalina, kuru üzüm, muz, salatalık ) 15 numunenin hepsinin sonuçları temiz çıkmıştır. Sonuçlara dair örnekleri  http://ekolojikpazar.org/denetimler-ve-tuketici-guvencesi/tarim-ilce-zirai-ilac-kalinti-analiz-sonuclari/ adresinden görebilirsiniz.

Buğday Derneği olarak hem organik ürüne güveni sağlamak ve tüketicinin hakkını savunmak, hem de üreticiler arası haksız rekabetin önüne geçmek için %100 Ekolojik Pazarlar’da bugüne kadar 116 analizde, 89 farklı üreticinin 190 farklı ürününe zirai ilaç kalıntı analizi yaptırdık.

Kayseri’de de Talas ve Kocasinan Belediyeleri, Kapadokya Organik Tarım Üreticileri Birliği Derneği ve Kayseri Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı İl Müdürlüğü işbirliği ile üç yıldır sürdürülen %100 Ekolojik Pazar projelerinde de proje ortağı İl Müdürlüğünce düzenli olarak zirai ilaç kalıntı analizleri yapılmaktadır.

Buğday Derneği, Belediyeler ve Tarım İlçe Müdürlüklerinin denetimlerinde ürünlerden numune alımı dışında tüm ürünlere ait sertifikalar, irsaliye ve faturalar denetlenmekte, tüm ürün giriş çıkışı kayıt altına alınmakta ve sertifika veren kuruluşlara bildirilmektedir. Böylece organik tarımda temel prensip olan izlenebilirlik sağlanmakta, art niyetli bir üreticinin satış miktarının hasat miktarını aşması mümkün olmamaktadır. Ayrıca Buğday Derneği %100 Ekolojik Pazarlara katılan aracı esnafında stoklarını takip etmekte, belirli aralıklarla depo denetimlerini yapmaktadır.

Buğday Derneği’nin yaptırdığı analizlere dair sonuçları ve Tarım İlçe Müdürlükleri’nden %100 Ekolojik Pazar tezgah sahiplerine gelen analiz sonuçlarına dair resmi yazıları pazarlardaki Buğday Derneği halkla ilişkiler stantlarında inceleyebilirsiniz.

09 Ara

% 100 Ekolojik Pazarlar’da ürün çeşitliliği artıyor

Organik Akdarı, Rasayana Organik; organik kinoa ve Türkiye’de bir ilk olarak organik kinoa unu sadece Ekoloji Market etiketiyle, % 100 Ekolojik Pazarlar’da …
Besin değeri ve şifalı özellikleri açısından İnka Uygarlığı tarafından “Bütün Tahılların Anası” olarak nitelendirilen Kinoa, tahıl benzeri bir ürün. Buğdaygillerden, kuraklığa dayanıklı bir bitki olan Akdarı ise yeryüzünde buğday ve pirinçten sonra en çok kullanılan besin maddesi…

kinoa 1

Kinoa, 9 temel aminoasidi içeriğinde barındıran tam bir protein kaynağıdır. Gluten içermez. Manganaz, Magnezyum, Lizin ve Demir açısından zengindir. Besin değeri ve şifalı özellikleri açısından İnka Uygarlığı tarafından “Bütün Tahılların Anası” olarak nitelendirildiği bilinmektedir. Kinoa, aynı zamanda FAO (Gıda ve Tarım Örgütü) tarafından “Süper Gıda” olarak kabul edilen tahıl benzeri bir üründür. Ekoloji Market etiketiyle satışa sunulan Organik kinoa unu, firmanın taş değirmeninde, başka hiç bir un karıştırılmadan üretilmiştir.

Buğdaygillerden, kuraklığa dayanıklı bir bitki olan Akdarı ise yeryüzünde buğday ve pirinçten sonra en çok kullanılan besin maddesidir. Türkiye’nin hemen hemen her bölgesinde yetişir. Özellikle Van Gölü kıyı bölgelerinde ve Hakkari’de darı türlerinden biri olan cin darı, kavrulup taştan geçirilerek kavuzlarından ayrılır. Dane kısmı süt ve ayranla karıştırılır ve bir nevi ekmek yapılır. Bu darı aynı zamanda bozanın da ham maddesidir. Unundan ekmek yapıldığı gibi, bütün türlerinin sapları ve taneleri hayvan yemi olarak da kullanılır.

Sevilen bir yemek olan Kısır’ı bulgur yerine akdarı kullanarak denediniz mi?

Akdarı’yı ayrıca köftelerinizde harç malzemesi olarak ve salatalarda da tüketebilirsiniz.

Akdarı, Rasayana Organik etiketiyle; Organik kinoa ve  kinoa unu Ekoloji Market etiketiyle % 100 Ekolojik Pazarlar’da …

Buğday Derneği ve yerel yönetimler işbirliğinde açılan, sağlıklı gıdanın adresi % 100 Ekolojik Pazarlar:

*Bakırköy %100 Ekolojik Pazar – Cuma günleri, Airport Outlet Center’ın arka açık otoparkında, 10.00 – 17.00 saatleri arasında (Yeşilköy Havaalanı kavşağından Bakırköy yönüne giderken E-5 üstü)

*Şişli %100 Ekolojik Pazar– Cumartesi günleri, Cumhuriyet Mah. Gökkuşağı Lala Şahin Sok. Feriköy-Şişli. Eski Tekel bira fabrikasının alt sokağında, 07.00 – 17.00 saatleri arasında

*Beylikdüzü %100 Ekolojik Pazar – Cumartesi günleri, Adnan Kahveci Mahallesi, “Beylikdüzü Çarşamba Pazarı” Beylikdüzü,  10.00 – 17.00 saatleri arasında

*Kartal %100 Ekolojik Pazar– Pazar günleri, Hükümet Konağı Caddesi, Kartal meydanı, Kartalbaba geçidi yanı, 08.00 – 17.00 saatleri arasında

*Küçükçekmece % 100 Ekolojik Pazar – Pazar günleri, ArenaPark AVM’de, Atakent Mahallesi, K.Çekmece, 10.00 – 18.00 saatleri arasında

09 Ara

Kayseri organik seviyor

Kayseri, sezonluk olarak açılan iki organik pazar ile öncü il olma misyonunu sürdürüyor.Kayseri Talas ve Kocasinan Belediyeleri, Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği, Kapadokya Organik Tarım Üreticileri Birliği Derneği ve Kayseri Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı İl Müdürlüğü işbirliği ile bir yıl ara ile açılan iki % 100 Ekolojik Pazar, üreticinin de tüketicinin de yüzünü güldürüyor. İki pazarda bu yıl, toplam 240 bin 795 kg sebze-meyve satıldı.

 

Buğday Derneği tarafından hazırlanan veri kayıt ve takip programı sayesinde üretici ve ürünlere ait verilere kolaylıkla ulaşmak mümkün. Bu sisteme göre, Kayseri’de sezonluk olarak hizmet veren iki ekolojik pazarda da satışlar geçen yıla oranla yaklaşık yüzde 27 oranında artış göstermiş.

11825741_877608545620892_6724189857839818426_n

Ekolojik tarımı yaygınlaştırmak; üreticiyi örgütlemek, teşvik etmek, pazarlama sorununu çözmek ve paralelinde tüketiciyi bilinçlendirmeyi gerektiriyor. Kayseri İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından yürütülen “Organik Tarımın Yaygınlaştırılması ve Kontrolü” projesi kapsamında üretime başlayan üreticilerin ürünlerinin pazarlanması için bir yıl arayla açılan Kocasinan ve Talas % 100 Ekolojik Pazarları  sezonluk olarak hizmet veriyor; temmuz ayı sonlarına doğru açılıp, kasım ayı içinde kapanıyor. Kayseri’de şu an ilgili proje kapsamında 73 üretici ile 1864 dekara çıkarılan alanda organik tarım üretimi yapılıyor. Pazarlara katılan 40 üretici, ürünlerini tezgahlarında tüketicilerle buluşturuyor.

Ekolojik Pazarlar’la Organik Sektör de Büyüyor

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği tarafından 2006 Haziran’ında İstanbul’da, Şişli – Feriköy ile başlatılan % 100 Ekolojik Pazarlar projesi, ekolojik tarım ve ürünlerinin Türk toplumu tarafından tanınması ve iç pazarda talep oluşmasında öncü olmuştur.

Bugün 3’ü mevsimsel olarak açılıp kapanan, toplam 17 organik pazardan 7’si,  %100 Ekolojik Pazar markası ve standartları altında yürütülmektedir. %100 Ekolojik Pazarlar; İstanbul’da Şişli, Küçükçekmece, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal; Kayseri’de Kocasinan ve Talas % 100 Ekolojik Pazarlardır. Diğer organik pazarlar Eskişehir Tepebaşı, Ankara Ayrancı ve Çayyolu, Bursa Nilüfer, Burhaniye, İzmir Bostanlı, Balçova ve Bornova ile İstanbul Kadıköy ve Zeytinburnu’nda açılmaktadır.

%100 Ekolojik Pazarlar’la birlikte ekolojik tarım ve ürünleri toplum tarafından daha çok bilinmeye başladı, yediğimiz gıdaya yönelik farkındalık ve bilinç arttı. Ayrıca sektör zenginleşti. İç pazara yönelik üretim, çeşit, miktar ve kalite arttı. Türkiye, organik et ve türevleri, süt türevi ürünler, yerli kozmetik ürünler, birçok gurme ürün, ithal kozmetikler, çikolatalar, ekolojik temizlik malzemeleri, helva, çörekotu gibi bitkisel yağlar vs ile bu proje sonrasında tanışabildi.

09 Ara

%100 Ekolojik Pazarlar’da denetimler artıyor

İstanbul Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, İlçe Müdürlükleri ile birlikte Organik Pazar denetimlerini arttırdı. Buğday Derneği olarak biz de aracı esnafın depolarını ziyaret etmeye devam ediyoruz.

İstanbul Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü 12.03.2015’te aldığı karar doğrultusunda, İlçe Müdürlükleri ile birlikte Organik Pazar denetimlerini arttırdı. Yapılan habersiz denetimlerde ürünlerin sertifikaları, irsaliye ve faturalarından tezgah sahiplerinin ticari kimliklerine kadar her türlü belge kayıt altına alındı. Belge denetimlerinin yanı sıra pazarlardan örnekler alınarak, zirai ilaç kalıntı analizlerine de gönderildi. 2015 yaz ve güz dönemlerinde Buğday Derneği işbirliğindeki Kartal ve Şişli %100 Ekolojik Pazarlarında, ikişer kere, üst üste denetimler ve zirai ilaç kalıntı analizi için numune alımları gerçekleşti.

Kartal %100 Ekolojik Pazarda alınan domates, kırmızı mercimek, yumurta, erik, pirinç ve kuru üzüm numuneleri ile Şişli %100 Ekolojik Pazarda alınan salatalık, muz, redglobe üzüm, tavuk, mandalina ve fasulye numunelerinin hepsi temiz çıkmıştır.

Buğday Derneği ise bugüne kadar %100 Ekolojik Pazarlarda 112 analizde, 86 farklı üreticinin 185 farklı ürününü zirai ilaç kalıntı analizine tabi tutmuştur. Ayrıca Dernek olarak geçmiş yıllarda olduğu gibi %100 Ekolojik Pazarlara katılan aracı esnafın stoklu ürünlerinin stokları takip edilmekte, kullandıkları depolar düzenli ziyaret edilerek gerekli kontroller yapılmaktadır. Son olarak Ziraat Mühendisimiz Sakine Önalan,  8 Kasım’da 4 üreticimizin kullandığı Kartal %100 Ekolojik Pazar yakınlarındaki soğuk hava deposunu ve 10 Kasım’da bir başka esnafın özel deposunu denetlemiştir.

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği tarafından 2006 Haziran’ında İstanbul’da, Şişli – Feriköy ile başlatılan % 100 Ekolojik Pazarlar, ekolojik yaşam/doğayla barışık yaşam felsefesini ve kültürünü paylaşma ve yaygınlaştırma alanlarıdır. İstanbul’da Şişli, Küçükçekmece, Kartal, Bakırköy ve Beylikdüzü; Kayseri’de sezonluk olarak hizmet veren Talas ve Kocasinan % 100 Ekolojik Pazarlarda buluşmak dileğiyle…

09 Ara

Türkiye’nin ilk %100 ekolojik halk pazarı yeni üreticilerle gelişiyor, büyüyor

Türkiye’nin ilk organik pazarı olan Şişli % 100 Ekolojik Pazar, 2006 yılından bu yana diğer organik pazarlara öncü olmaya devam ediyor. Türkiye’de naylon poşet kullanımının kaldırıldığı ilk pazar olma özelliğine de sahip olan Şişli % 100 Ekolojik Pazar, 7 Kasım Cumartesi gününden itibaren, aramıza katılan 8 yeni üreticiyle daha renkli, daha bereketli…

Şişli Feriköy %100 Ekolojik Pazar’da 2015-2016 sezonu için Belediye ve Buğday Derneğince yapılan başvuru duyurusunu takiben %100 Ekolojik Pazara 7 Kasım Cumartesi ( bu hafta ) den itibaren yeni üreticiler tezgah açmaya başlayacaktır. Yeni kabul edilen 8 üreticinin bir tanesi ilk yerli organik bisküvi üreticisi, bir tanesi Antalya’dan narenciye, ikisi İzmir bölgesinde, biri İznik ten sebze meyve üreticisi, bir diğeri badem/ceviz üreticisi, biri Tunceli’den bal üreticisi, bir diğeri Amasya’dan elma, sirke, pekmez üreticisi.

Yeni üreticiler ile birlikte tezgah sahibi profili ise şu şekilde: 75 tezgah sahibi kişi ve kurumun 4 ü yemek, 4 ü organik temizlik, sağlık, kozmetik ürünleri satan üretici, aracı, ithalatçı. Geriye kalan 67 tezgah sahibi organik sertifikalı gıda ürünleri satmakta.  Bu 67 tezgah sahibinin 41i taze sebze meyve üreticisi. Bu 41 üreticinin 10 tanesi kendi ürünleri dışında başka üreticilerinde ürünlerini satmakta. 67 tezgah sahibinin 16 tanesi süt türevi ürünler, bal, unlu mamüller, bakliyat, z.yağı gibi katma değerli ürün üreticileri. Bu 16’nın 3 ü başka katma değerli ürün üreticilerinin de ürünlerini satmakta. Pazarda bu 67 tezgah içinde sadece aracılık yapan 10 tezgah sahibi bulunuyor.

Sonuç olarak organik sertifikalı gıda ürünü satanların %85 üreticilik niteliği taşımakta. Hem üretici hem aracı olanları ayrı bir kategori yaparsak: sadece kendi gıda ürününü satanlar %66, hem kendi ürünlerini satıp aynı zamanda aracılık yapanlar % 19, sadece aracılık yapan esnaf tüm gıda satıcıları içinde %15.

03 Ara

Organik tarım dünyayı doyurur mu?

Bugün 7.3 milyar olarak hesaplanan dünya nüfusunun bu yüzyılın ortalarına kadar, yaklaşık üçte birlik bir artışla, 9.7 milyara ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu büyümenin nerede gerçekleşeceği ve bizim buna nasıl hazırlanacağımız konusu ise değişen iklim kadar önemli bir konu. Peki organik tarım, türümüzün bu denli büyümesi karşısında nasıl bir rol oynayacak?

Sustainable Agriculture Research dergisinde yayımlanan yeni bir haber, organik ve geleneksel tarım yöntemlerini karşılaştıran, tahıl ürünü esaslı en eski araştırmaların altısının sonuçlarını inceledi. Uzun vadeli araştırmalar üreticilerin organik tarım uygulamaları durumunda; toprağın sağlığı, verimlilik, su kalitesindeki artış ve ekonomik olarak daha çok yarar elde edeceğini ortaya koydu. Organik tarım, topraktaki nitrat kaybını azaltıyor ve karbon bağlanmasını da destekliyor…

dünya

03 Ara

Dünya Sağlık Örgütü Uzmanı: “Ot İlacı Glisofat DNA’mıza zarar veriyor”

İngiltere’de rutin olarak yapılan ekmek testlerinde glifosat, düzenli olarak ekmeklerde bulunan üç tarım ilacından biri çıktı. Resmi verilere göre; geçtiğimiz yıllarda, İngiltere tahıllarının -arpa ve buğday- üçte birine glifosat püskürtülmüş (toplamda 1 milyon hektardan fazla bir alan). Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) uzmanlaşmış kanser kuruluşu olan (IARC) Uluslararası Kanser Araştırmaları Kurumu’na göre ise olası kanserojenler arasında…

İngiltere’de faaliyet gösteren Toprak Derneği, İngiliz hükümetini, glifosatın hasat dönemi öncesinde yabani otları öldürmek amaçlı kullanımını yasaklamaya çağırıyor:
http://www.gmwatch.org/…/16302-glyphosate-damages-dna-says-…


Dünyada bu etkili maddeli ilk herbisiti (GDO’lu ürünlerin %80’inde kullanılan ot ilacı) çıkaran Monsanto firması olmakla beraber, artık bir çok ülkede, başka bir çok firma da bu herbisidi üretiyor ve kullanımı da her geçen gün artıyor. Organik tarım uzmanı ve danışman Nurhayat Bayturan’a göre, bu artışa yol açan en önemli sebeplerden biri, bağışıklık kazanan yabani otlar gelişmesi. Buğday Derneği Eş Genel Müdürü Batur Şehirlioğlu’na göre ise yabani otlar bağışıklık kazandıkça ve direnç gösterdikçe daha fazla ilaç kullanmak, dozajını arttırmak gerekiyor. Bu da kalıntı seviyesini arttırmayı gerektiriyor; insan sağlığını, çevreye ve su kaynaklarına etkisini sorgulamadan…


Devamını okumak için: http://www.bugday.org/portal/haber_detay.php?hid=7782

Damaged-DNA-Strands-960x480