25 May

ORGANİK TARIMLA İLGİLİ ÖNYARGILARDAN KURTULALIM!

Organik tarım ve üreticileri sürekli önyargıların kurbanı olmakta ve yeterli bilgi, belge olmadan, yeterli donanıma sahip olmayan kişilerce eleştirilmektedir. Halk, böyle bir bilgi kirliliği içerisinde, sağlıklı gıdayı bırakın, doğru bilgiye ulaşmakta bile zorluk yaşıyor.

Organik tarım bugün uluslararası boyuta ulaşmış ve sektör haline gelmiş olabilir, ancak hala Türkiye gibi ülkelerde organik tarım yapan üreticilerin büyük çoğunluğunu küçük üreticiler oluşturuyor. Türkiye’de 70.000’e yakın organik tarım üreticisi bulunuyor. Ama bunların çoğu ihracat amaçlı fındık, incir, kayısı, çekirdeksiz üzüm vs yetiştiren üreticiler. Buğday Derneği veri tabanına göre ise iç pazara yönelik, ağırlıklı olarak ürünleri organik pazarlarda veya dükkanlarda müşteriler ile buluşan taze sebze meyve üreticisi sayısı 600 civarında; yani %1’in altında. Ve bu %1 ağırlıklı olarak küçük üreticilerden oluşuyor.

İşte haksız yere, yeterli donanıma sahip olmadan yapılan bu karalamalar, önyargılı ithamlar ve bilgi kirliliği ile birleşince bundan etkilenen, zarar gören Türkiye olarak el birliği ile sahip çıkmamız gereken bu 600 üretici oluyor; yoksa ihracat yapan büyük çoğunluk bundan hiç etkilenmiyor.

Gelin önyargıları bırakalım, organik pazarlara, üreticilerin arazilerine gidelim, onlara konuk olalım. Hangi tohumları kullanıyorlar, nasıl zirai mücadele yapıyorlar, üretim maliyetleri ne, bu haksız karalamaları okuduklarında neler hissediyorlar, hangi şartlarda üretim yapıyorlar, ürünlerinin hepsini pazarlayabiliyorlar mı, onlardan dinleyelim.

Çeşitli zamanlarda çekmiş olduğumuz, bir kısmını daha önce yayımlamadığımız aşağıdaki videoları izleyerek sizi onlara kulak vermeye davet ediyoruz. Üreticilerimizi ise kendi sorunlarını anlattıkları benzer videoları bize göndermeye davet ediyoruz.

Yerel tohumlar, toplum destekli ekolojik tarım projeleri, iç pazar için emek veren organik tarım üreticileri ve ekolojik yaşam kültürünün her hanede, her çocuğun zihninde filizlenmesi için çalışmaya devam edeceğiz.


Erdal Ersöz, patateste tek bir zararlı ile ekolojik yöntemlerle mücadelede yetersiz kaldığı için her sene organik patateslerinde ciddi kayıplara uğruyor. Zaten suni gübre kullanmadıkları için yaşadıkları verim kaybına bu da eklenince, üretim maliyetleri yükseliyor. Dünyada en çok kullanılan zirai zehir olan ot ilaçlarını kullanmayıp sürekli çapa için verilen işçilik de maliyetlerini artırıyor. Oysa onlar da sağda solda haksız yere itham edildikleri gibi, Monsanto’nun meşhur ot ilacı glifosatı kullanabilirlerdi, değil mi? Ama buna mevzuattan önce vicdanları izin vermiyor. Her hafta Afyon Başmakçı’dan kendi araçları ile İstanbul Şişli %100 Ekolojik Pazarı’na gelip gitme maliyeti de buna eklenince, organik patatesi 5-6 TL’nin altında satmak imkansız hale geliyor.
 
https://youtu.be/D8XnheypBdU,
 

Necmi Nacak Beypazarı’nda organik tarım yapıyor. Bu videoyu çekmeden birkaç yıl önce 40 dönüm kavunlarını, tek bir kelebek çeşidi zararlısı ile ekolojik yöntemlerle mücadele edemedikleri için tarlada bıraktı ve kavun üretiminden vazgeçti.

Diğer videolar için sitemizde videolar bölümüne bakabilirsiniz.