Kategori: Anasayfa-Haberler

01 Eki

Nerede kahvaltı edersiniz?

Bir kaç sene öncesine kadar da cevabım; dışarıda kahvaltı yapmıyorum olurdu. Dostlarımla buluşmaya kısıtlı zaman olduğundan ne yalan söyleyeyim, şarap olan bir masanın etrafında olmayı tercih ediyorum. Ayrıca, ucu açık ve nereye çekerseniz gidebilecek türden bizim kahvaltımız. Ekmeği fazla kaçırınca telafi edilmez sonuçlar doğabiliyor.

Domatesli feslegenli ve balkabaklı

Ben bütünsel beslenmeyi hayat tarzı haline getirmiş birisi olarak klasik kahvaltımızda ekmeği fazla kaçırmaktan çekindiğim için kaçınanlardanım. Bu yüzden sabah kahvaltım bambaşka. İlerleyen yazılarımda bütünsel beslenme ve bunun nasıl yaşam tarzı haline getirilip, bağırsaklarımızdan başlayarak, mutluluğun beynimize oradan da tüm bedenimize nasıl yayıldığını anlatacağım. Zaten Ocak ayında bu konu ile ilgili eğitim almak üzere İngiltere’ye gidiyorum. Oradan da bol bol bilgi aktarımına devam edeceğim.

Gelelim dışarıda kahvaltıya. Eşim şef ben gastronomi yazarı olunca, vakit geçirdiğimiz yerler genelde malzeme bulmak için yerel üreticiler, pazarlar ve üzüm tanımak için bağlar oluyor. Bundan da çok keyif alıyoruz. Hayat tarzımız bu. Sürekli yaratabilmek için hep aramak, malzeme peşinde koşmak ve keşfetmek gerekiyor. Durum böyle olunca İstanbul ve civarındaki organik ve yerel pazarları kaçırmıyoruz. Feriköy de Cumartesileri kurulan ekolojik pazarda Hacer Anne ve nefis organik gözlemeleri ile birkaç sene önce  tanıştık. Sonra ilişkimiz derinleştikçe tezgahlarında duran ve son derece mesafeli olduğum hamur işi ürünleri ile yavaş yavaş tanışmaya başladım.

Feriköy’deki ekolojik pazarın meşhur organik gözlemeleri

Arada kaçamak yapmak istediğimde hem eşim hem de dostlarımla bu tezgahta buluşuyoruz. Domatesli ve fesleğenli börek, zencefilli ve zerdeçallı ve yeşil mercimekli börek, balkabaklı börek spesiyallerinden bazıları. Ama en çok organik tam buğday unu ile yaptıkları gözlemelere bayılıyorum. Otlu, patatesli, peynirli, patlıcanlı, kıymalı…

Ayten abla ve taze sıkım meyve suları

Hepsi organik malzemelerle, hepsi taptaze. Organik sızma zeytin yağı, yağ yanmasın diye gözleme  piştikten sonra sürülüyor. Gözlemenin içindeki taze malzemelerin besin değeri yüksek, hepsi pazardan. Birde tüm aile orada. Büyük oğlu Haluk siparişlerden sorumlu, baba bizlerle ilgileniyor. Hacer Anne her şeyi kontrol ediyor, hem de güler yüzü ve tatlı sohbeti ile hep etrafımızda bize sürekli yeni lezzetler tattırma peşinde. Gözlememizin yanında, hemen yan tezgahtan seçtiğimiz meyve ve sebzelerle Ayten Abla’ dan taze meyve sularımızı da gönlümüze göre hazırlatıyoruz. Birde yanına çay almaz mısınız? Buyurun çay da organik, çay da pazardaki satıcılardan.

Burada her şey gerçek. Malzemeler gerçek, sohbet gerçek, lezzet gerçek… Şimdi kahvaltı diye başlayıp gözleme mi anlattın diyeceksiniz? Evet çünkü benim kahvaltıdan anlayışım; bulunmaktan mutlu olduğum yerde, görmekten mutluluk duyduğum kişilerle birlikte, besleyici, lezzetli şeyleri keyifle paylaşabilmek.

Hacer anne ile tanışın, her Cumartesi aynı yerde.

Mercimekli zerdecalli börek

Resimde en sağdaki Hacer anne

 

Haber Kaynağı: https://www.haberturk.com/htgastro/kesfet/ferikoy-organik-pazarda-kahvalti

01 Eki

Güvenilir Gıda Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

“Doğal”, “natürel”, “hormonsuz”, “hakiki”, “köy ürünü”, “saf” gibi tanımlamalar tüketiciye ürün hakkında hiçbir garanti vermez. Yalnızca “organik” logolu ürün, insan ve doğa sağlığını olumsuz etkileyecek girdi ya da tekniklerin kullanılmadığını garanti eder.

Pazarlarda, dükkânlarda, doğal ürün sattığını iddia eden çiftliklerin e-ticaret sitelerinde ya da kırsalda yol kenarlarında sıkça karşılaştığımız “doğal ürün”, “köy ürünü”, “naturel ürün”, “hormonsuz”, “arılı ürün”, “hakiki ürün”, “saf ürün”, “%100 naturel” vb. ifadeler bir ürünün organik ya da ekolojik olduğu anlamına gelmez. Buğday Derneği’nin yaptığı anketlerde tüketiciler, doğal ürünün ne olduğu konusunda birbirinden çok farklı yanıtlar veriyor. Herkesin “doğal” tanımı ayrı. Kimine göre doğadan toplanan kuşburnu, kimine göre tarlada zirai ilaca, serada hormona maruz kalmayan ürün, kimine göre gıda katkı maddesi eklenmemiş ürün, kimine göre de herhangi bir işleme maruz kalmadan üretilen ürün, doğal olabiliyor.

Gıda sektörüne karşı güvensizlik ve tüketicinin sağlıklı, güvenilir gıda arayışı, üretici firmaları “doğal” gibi yanıltıcı ifadeler kullanmaya yöneltiyor. Etiketinde “doğal” terimini okuduğumuzda ise o ürünün müdahale edilmemiş, katkısız, sağlıklı olduğunu düşünüyoruz. Ancak ne yazık ki durum hiç de bizim düşündüğümüz gibi değil.

Organik ürün aslında nedir?

Herhangi bir denetime ve belgeye tabi olmayan doğal ürünlerin gerçek olup olmadığı tamamen kişisel bilgi, deneyim ve güvene dayalı. Oysa organik ürünler, 5262 sayılı Organik Tarım Kanunu ve Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğe uygun olarak, tohumdan hasada, hasattan tüketicinin eline ulaşıncaya kadar tüm süreçlerde insan sağlığına zararlı hiçbir kimyasal girdi, katkı maddesi ve yöntem kullanılmadan, doğaya ve tüm canlılara zarar vermeden yetiştiriliyor, işleniyor, depolanıyor, ambalajlanıyor, etiketleniyor ve pazarlanıyor.

Organik ürün konusunda nelere dikkat etmeli?

“Organik” kelimesi ile eşdeğer anlamlı kelimeler sadece “Ekolojik” ve “Biyolojik” kelimeleridir. Bunun dışında kullanılan ve ürünün sağlıklı olduğuna yönelik çağrışım yapan ifadelerin herhangi bir garantisi, teminatı bulunmuyor. Örneğin, hiç taze ot yemeden, kuru ot ve GDO’lu yemlerle beslenen; doğasına aykırı, hastalık riskini artıran kapalı ve sıkışık alanlarda özgürce yaşayamayan hayvanlardan elde edilen süt ve süt ürünleri bile “doğal” etiketiyle satışa sunulabiliyor.

#PekiBunuKimYutar? sorusuyla süt sektörüne yönelik kampanyamızı buradan imzalayabilirsin.

Organik ürün sertifikası nedir?

Her sertifika “organik ürün sertifikası” değildir. Türkiye’ de “iyi tarım uygulamaları” ürünlerine de sertifika verilmektedir. Bu ürünler kimyasal girdilerin asgari miktarda ve doğru kullanıldığı ve hijyenik koşullara dikkat edilerek üretilen kontrollü ve sertifikalı ürünlerdir, sağlık ve çevreye etkileri açısından organik ürünlerle karşılaştırılamazlar.

Ürünümüz dökme (pazarlarda kilo/adet ile) olarak satılan bir ürünse (domates, biber, karpuz vb.) üreticinin müteşebbis sertifikası ve ürüne ait düzenlenmiş ürün sertifikalarından organik olup olmadığını anlayabiliriz. Üretici değil manav vs. gibi bir satıcıdan/aracıdan alınıyorsa ürün sertifikası dışında faturasını da muhakkak sormalı, sertifikadaki ürünler ile satılan ürünü karşılaştırmalı, sertifika ve fatura tarihini kontrol etmeliyiz.

Organik ürün etiketinde; ürünün adı ve sertifika statüsü, yetkilendirilmiş (kontrol ve sertifika) kuruluşun adı, logosu, kod numarası, ürüne ait sertifika numarası, çiftçi kodu, hasat yılı, parti veya seri no, içindekiler, üretim tarihi, son kullanma tarihi, gramaj, kime ait olduğu, üretim yeri, üretim izni, yönetmeliğe uygun olarak üretildiğine dair ifade, menşei (Türk malı vs), ithal ürünlerde Türkçe etiket bilgileri ve üstünde ORGANİK TARIM altında TÜRKİYE CUMHURİYETİ yazan yuvarlak logoyu aramalısınız.

Organik ürünleri nereden bulabiliriz?

Organik ürünlere ulaşmanın en kolay ve güvenilir yolu %100 Ekolojik Pazarlar’dır.

Şişli %100 Ekolojik Pazar
Cumartesi günleri, Cumhuriyet Mah. Gökkuşağı Lala Şahin Sok. Feriköy-Şişli.
07.00 – 17.00 saatleri arasında.

Bakırköy %100 Ekolojik Pazar
Cuma günleri, Airport Outlet Center’ın arka açık otoparkında, 10.00 – 17.00 saatleri arasında.

Beylikdüzü %100 Ekolojik Pazar
Cumartesi günleri, Beylikdüzü Çarşamba Pazarı’nda, 10.00 – 17.00 saatleri arasında.

Kartal %100 Ekolojik Pazar
Pazar günleri, Hükümet Konağı Caddesi, Kartal meydanı, Kartalbaba geçidi yanında, 08.00 – 17.00 saatleri arasında.

İzmit %100 Ekolojik Pazar
Cumartesi günleri, İzmit 41Burda AVM’de, 10.00 – 18.00 saatleri arasında.

Kayseri – Kocasinan %100 Ekolojik Pazar
Pazar günleri, Erciyesevler Kapalı Semt Pazarı’nda, 08.00 – 17.00 saatleri arasında. *Sadece Temmuz – Kasım ayları açıktır.

02 Şub

%100 EKOLOJİK PAZARLAR’DA 2018 EKİM-KASIM DÖNEMİ ANALİZ SONUÇLARI

Buğday Derneği işbirliğindeki Kartal, Şişli, Beylikdüzü, Bakırköy, İzmit ve dönemsel olarak açılan Kayseri Kocasinan pazarlarında Belediyeler ve tarafımızca yapılan rutin denetimler dışında Tarım ve Orman Bakanlığı teşkilatınca da denetimler yapılmaktadır. Belge ve ürün miktarına dayanan bu denetimlerin yanı sıra sıklıkla da ilgili kurumlarca ürünlerden numune alınarak akredite laboratuvarlara gönderilmektedir.

Ekim – Kasım aylarında Buğday Derneği ve belediyelerce alınan 8 numunenin hepsi temiz çıkmıştır. Analiz sonuçlarını halkla ilişkiler ekiplerimizden isteyebilir veya stantlarımızdan isteyerek inceleyebilirsiniz. Aynı dönemde Tarım ve Orman İlçe Müdürlüklerince alınan 8 numunenin sonuçları da takip edilmektedir. Şu ana kadar elimize ulaşan bilgiye göre, bir üreticiye ait biber ile bir diğerine ait zeytinyağı analiz sonuçları temiz çıkmıştır. Diğer sonuçları da temin ettikçe sizler ile paylaşacağız.

%100 Ekolojik Pazarlar’da hem tüketicinin hem de dürüst üreticilerin ve esnafın haklarını korumak adına düzenli denetimler ve analizler, açıldığı günden beri sürdürülmektedir. Benzer hassasiyet ve denetimler, ilgili Bakanlık teşkilatı ve kontrol ve sertifikasyon şirketleri tarafından da arazilerde, depolarda, pazarlama noktalarında düzenli ve baskın denetimler şeklinde yapılmaktadır. Denetimler sadece analizlerle sınırlı olmayıp her bir üreticinin kullandığı tohumdan, gübreye, zirai mücadele yönteminden, toprağı korumak için yaptığı münavebeye kadar her şey kontrol altında tutulmakta, kayıt altına alınmaktadır. Her bir üreticinin her ürün için hasat miktarı kayıt altına alınmakta, satış miktarları bu miktarlardan düşülerek stok takibi yapılmaktadır. Bu sebeple %100 Ekolojik Pazarlara gelen her ürüne ait mali belge ve miktar bilgileri haftalık olarak kontrol ve sertifika kuruluşlarına bildirilmektedir.

Sağlıklı, güvenilir gıda herkesin hakkıdır. Buğday Derneği sağlıklı ve güvenilir gıda için çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor…

22 Kas

Şişli %100 Ekolojik Pazar’da bir ilk daha imza attı; yeni sözleşme ile komisyon dönemi başladı

Şişli Belediye Başkanı H. Hayri İnönü ve Buğday Derneği Başkanı Leyla Aslan Ünlübay’ın katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte, pazarın tüm paydaşların etkin katılımıyla büyümesini sağlamayı hedefiyle bir de protokol imzalandı.

https://www.gercekgundem.com/istanbul/50685/turkiyenin-ilk-organik-pazari-13-yasinda

http://www.hurriyet.com.tr/yerel-haberler/istanbul/merkez/turkiyenin-ilk-organik-pazari-13uncu-yasini-k-41022185

https://www.dha.com.tr/istanbul/turkiyenin-ilk-organik-pazari-13uncu-yasini-kutladi/haber-1610245

https://www.mynet.com/turkiyenin-ilk-organik-pazari-13uncu-yasini-kutladi-110104542958

 

 

 

 

22 Kas

ŞİŞLİ %100 EKOLOJİK PAZAR BİR İLKE DAHA İMZA ATTI

Türkiye’nin ilk ve en büyük organik pazarı Şişli %100 Ekolojik Pazar’ın yönetimiyle ilgili olarak Belediye Başkanlığı’nda kurulan Pazar Komisyonu’nu onaylayan protokol, Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü ve Buğday Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Leyla Aslan Ünlübay tarafından imzalandı. 17 Kasım 2018 tarihinde imzalanan protokolle birlikte Şişli %100 Ekolojik Pazar’ın müşterisi, esnafı, üreticisi, Şişli Belediyesi ve Buğday Derneği’nin oluşturdukları komisyon, pazarla ilgili idari süreci üstleniyor.

Türkiye’de organik (ekolojik) tarımı toplumun her kesimine hitap edecek şekilde yayma amacıyla, ilk adımlarını 2006 yılında Şişli’de attığımız %100 Ekolojik Pazarlar projesi, bu çerçevenin ötesine geçerek, giderek yaygınlaşan bir model oldu. Özellikle yeşil ekonomi alanında ekolojik bütüne hizmet eden çok paydaşlı bir iletişim ortamı ve ticari bir modele dönüşen ekolojik pazarlar, bu süreçte ekolojik üretici ve ürünlerin yaygınlaşmasının yanı sıra, sağlıklı ürünler ve gerçek gıda konusunda farkındalığın ve bu ürünlere ulaşılabilirliğin artmasına hizmet etti.

 

Organik (ekolojik) ürün dükkânlarının kurulmasından, ekolojik kutu projesine, TaTuTa ekolojik çiftlik ziyaretleri ile doğa dostu üretim yapan çiftçilerin desteklenmesinden, Topluluk Destekli Kent Bahçesi’ne kadar ortaya koyduğu modeller ile ekolojik üretimin yaygınlaşması ve bu ürünlere erişebilirliğin artırılması için çalışan Buğday Derneği olarak yürüttüğümüz, %100 Ekolojik Pazarlar projesi sayesinde, amaçlarımıza bir adım daha yaklaştık.

2006’dan bu yana kurulan 20’yi aşkın organik pazar, binlerce insanın gerçek gıdaya erişimini sağladı. İlk kurulduğunda sadece birkaç yüz kişinin alışveriş yaptığı %100 Ekolojik Pazarlar’dan alışveriş edenlerin sayısı 5 bini aşmış durumda. Halen devam eden 16 organik pazarın altısı %100 Ekolojik Pazarlar standartlarını benimseyerek bu modelin temsilcisi olmayı sürdürüyor.

45’ten 300 tezgaha!

2006 yılında 45 tezgâhta 25 üretici ve esnafla başlayan Şişli %100 Ekolojik Pazar’da, 2018’e gelindiğinde 79 üretici ve esnaf, ekolojik ürünleri 300’ün üstünde diyelim tezgâhta alıcısıyla buluşturdu. Şişli’de ilk yıl 3-5 ton civarında olan haftalık taze sebze-meyve satışları bugün, haftalık ortalama 14 ton, yılda 700 ton civarında. Pazar, her cumartesi günü, perakende müşterileri haricinde 30’un üstünde dükkân, e-ticaret sitesi ve diğer organik pazarların esnafına da ürün tedarik kanalı oluyor. %100 Ekolojik Pazarlar sayesinde bugüne kadar 500’ün üstünde organik taze sebze ve meyve üreticisinin ürünü alıcısıyla buluştu.

Ekolojik ürün üreticisiyle, kullanıcısını buluşturan ekolojik pazarlar, bir yanda 2006’ya kadar ihracat odaklı olan organik ürün sektöründe iç pazarın gelişmesini sağlarken pek çok yeni organik ürünün iç pazarda satılabilmesinde öncü oldu.

2017 yılında, 11 yıldır yerel yönetimlerle işbirliği çerçevesinde, gönüllüllükle yürüttüğümüz %100 Ekolojik Pazarlar’daki operasyonel sorumluluğu üreticilere, ekopazar esnafına ve yerel yöneticilere aktarma kararı aldık. Müşterilere, sofralarına gelen gıda konusunda sorumluluk almaları ve “türetici” olmaları için yaptığımız çağrı üzerine Şişli Feriköy %100 Ekolojik Pazar Müşterileri’nden oluşan 40 kişi Türetici Komisyonu’na katıldı. Kurulan bir mail grubunun ardından 15 kişinin katılımı ile 18 Kasım 2017’de ilk yüz yüze toplantı gerçekleştirildi. Bu toplantılar periyodik olarak devam etti. Aynı şekilde esnaf komisyonu da hem kendi toplantılarını gerçekleştirdiler, hem de Türetici Komisyonu ile birlikte toplantılar gerçekleştirdiler.

Şişli Belediyesi ile gerçekleşen protokol sürecini de sahiplenip takip eden Şişli %100 Ekolojik Pazar Komisyonu, Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü’nün katılımıyla 17 Kasım 2018’de gerçekleşen imza töreninin ardından resmi olarak çalışmalarına devam etmeye hak kazandı.

Kamunun eksik kaldığı alanlarda sivil toplum, öncü olacak projeler yaratarak bu eksik alanı dolduracak bir zemin yaratmalı, daha sonra projeyi asıl paydaşlarına teslim ederek, yeni projelere yönelmelidir. Bu tür öncü projeler, ancak katılımcı, şeffaf bir yapı ile sürdürülebilir. Kamu ve STK işbirliğinin en iyi örneklerinden biri olan, alanında öncü ve yol gösterici olan, %100 Ekolojik Pazarlar’ın idari süreci, bundan böyle pazarın asıl sahipleri / paydaşları tarafından üstleniliyor.

06 Kas

KAYSERİ’DE ORGANİK TARIM BEREKETİ

Kayseri İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Kocasinan Belediyesi, Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği ve Kapadokya Organik Tarım Üreticileri Birliği Derneği işbirliği ile 2013 yılında kurulan ve mevsimlik olarak Erciyesevler Mahallesi’nde pazar günleri hizmet veren Kocasinan %100 Ekolojik Pazarı, Ekimin son haftası sezonu kapattı. 6. yılını dolduran pazar bu yılda da tüketicilere sağlıklı, güvenilir ve sertifikalı organik ürünler sunmayı sürdürdü.

Kayseri Kocasinan %100 Ekolojik Pazar

Taze sebze ve meyve

Toplam satış ( kg )

Taze sebze ve meyve

Ciro ( TL )

2015 139.181,35 327.704,50
2016 183.511,46 477.383,00
2017 151.817,10 394.645,00

2018

159.592,35

591.293,00

TOPLAM

634102.26

1791025,5

Bu sene Kapadokya Organik Tarım Üreticileri Birliği Derneği alt üreticisi 47 üreticinin ürünlerinin Kayserililer ile buluştuğu Kocasinan %100 Ekolojik Pazar’da 2015’te 139.181 kg. 2016’da 183.511,46 kg. 2017 yılında 151.817,10 kg., 2018’de ise 159.592,35 kg taze sebze ve meyve satışı gerçekleşmiştir.

Buğday Derneği tarafından hazırlanan web tabanlı veri kayıt ve takip programının sonuçlarını değerlendiren Buğday Derneği  Genel Müdürü Batur Şehirlioğlu Kayseri Kocasinan %100 Ekolojik Pazar’daki ürün fiyatlarına dikkat çekti ve şu açıklamalarda bulundu: “Görülüyor ki devlet, üretimi; yerel yönetimler de sivil toplum örgütlerinin katkıları ile organik pazarları destekler, üretim ve tüketimde yerellik sağlanarak organik pazarlar üreticiden tüketiciye hale gelirse, organik ürünlerdeki fiyatlar da aşağı çekilebiliyor. Kayseri organik pazar fiyatları İstanbul, Ankara ve İzmir’deki organik pazarların nerede ise yarısı bir bedel. Buğday Derneği olarak Tarım ve Ormancılık Bakanlığımızı ve yerel yönetimleri işbirliği içinde hem üretim hem pazar ayağı bir arada olacak şekilde organik tarımı desteklemeye çağırıyoruz. Kayseri Kocasinan %100 Ekolojik Pazar modelinin yaygınlaşmasını temenni ediyoruz.”

Neden organik ürün tercih edilmeli?

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, her yıl en az 3 milyon kişi zirai ilaç zehirlenmesine maruz kalmaktadır. Her yıl büyük çoğunluğu tarım sektör çalışanlarının oluşturduğu 20 bin kişi yanlış zirai ilaç uygulamaları nedeniyle ölmektedir.

Kullanılan kimyasalların gıdada bıraktığı kalıntılar vücudumuza alınarak birikmektedir. Biriken kimyasallar kanser, üreme bozuklukları, hormon dengelerinde bozukluklar, bağışıklık sistemi sorunları, sinir sistemi rahatsızlıkları (beyin gelişiminde zarar, depresyon, konsantrasyon bozukluğu vs ), alerjiler, astım gibi birçok sağlık sorununa sebep olabilmektedir.

Sağlıklı, güvenilir gıda hakkımızı korumak ve doğanın sürdürülebilirliğini sağlamak için organik tarım ve organik ürünler desteklenmeli.

06 Kas

ORGANİK ÜRÜN VE %100 EKOLOJİK PAZAR FİYATLARI KONUSUNDA AÇIKLAMA

Buğday Derneği’nin, ekolojik, sağlıklı, adil ve sürdürülebilir üretim ve kullanım döngülerini desteklemek ve yaygınlaştırmak için geliştirdiği model projelerden biri olan %100 Ekolojik Pazarlar’ın ilki 2006’da Şişli’de açıldı. Belediyeler tarafından daha sonra açılan pek çok organik pazarın aksine, %100 Ekolojik Pazarlar’da başından bugüne, tavan fiyatları düşürmek yönünde tavsiye bir fiyat politikası belirlendi.

İlk %100 Ekolojik Pazar açıldığından bu yana, halden pazara ürün geldiği, organik ürünlerin lüks ve pahalı olduğu yönünde çeşitli iddialar ile mücadelemizi sürdürdük. Birkaç fırsatçı veya hilekâr yüzünden bütünün zarar görmemesi için çalıştık. Güvenilirlik ve fiyat konusunda yapılan birçok eleştirinin ön yargılı, yargısız infaz düzeyinde olduğunu fark ettik. Diğer yanda yapıcı tüm eleştirilere elimizden geldiğince yetişmeye ve onları değerlendirmeye çalıştık. Tüketicilerin bizlere ilettikleri görüşlerini esnaf ve üreticiler ile paylaştık. 2017 yılında, %100 Ekolojik Pazarlar’ın daha katılımcı, şeffaf bir yapılanması olması amacı ile bir çalışma başlattık. Üretici, esnaf, toptan alıcı, müşteri komisyonları kurduk ve belediyeleri de katarak işbirliği içinde ilerleyen bir çalışma ortamı oluşturduk. Denetimler, fiyatlar, hijyen vb. birçok konu bu komisyonlarda tüm taraflarca gündeme alındı, alınmaya devam ediyor.

Pazarlar ile ilgili sorunların çözümü için EPTA!

Son dönemde üretici dostu bazı müşterilerden fiyatlar konusunda, gelir gider dengesi açısından haklılık payı olan, tüketici bakış açısıyla yapılan ama bütünü kaçıran yapıcı eleştiriler alıyoruz ve bu konuda bir açıklama yapmak ihtiyacını duyduk. Bu açıklamamız bir savunma değil, bu eleştirileri getiren müşterilerimizi ve sizleri konuyla ilgili bilgilendirmek ve çözüme ulaşmak için bizimle birlikte çaba göstermeye davet etmektir.

Öncelikle bu eleştirileri bize ulaştıran ya da başka sıkıntılar yaşayan tüm %100 Ekolojik Pazar müşterilerimizi EPTA’ya ( %100 Ekolojik Pazarlar Türetici Komisyonu) üye olmaya, sorunların çözümünü birlikte oluşturmaya ve taraflar arası iletişime davet ediyoruz. Taraflar birbirlerini dinlerse, adil ticaretin organik pazarlarda mümkün olabileceğine inanıyoruz.

EPTA’ya katılmak için; burayı tıklayarak tıklayarak ve gelen kutuya mail adreslerinizi yazıp talep göndermeniz, sonrasında mail adreslerinize gelen bağlantıyı tıklamanız yeterli olacaktır. Sonrasında grup yöneticileri katılımınızı onayladığında gruba üye olmuş olacaksınız.

%100 Ekolojik Pazarlar Türkiye’nin ekonomik durumundan bağımsız değil!

Organik ürün fiyatlarının halkın geneli için pahalı olduğunu ve son yıllarda diğer tüm giderlere, girdi maliyetlerine paralel olarak arttığını kabul ediyoruz. Ancak, halkın alım gücünün yetersiz olması veya alım gücündeki artışın, ürünlerle paralel olmamasının organik tarım yapan üretici veya esnafın sorumluluğu değil, genel olarak devletin üretim ve ekonomi politikaları ile bağlantılı olduğunun altını çizmek istiyoruz.

Organik ürünlerle sıklıkla karşılaştırılan konvansiyonel ürün fiyatları de son 3 yıl içerisinde büyük bir artış göstermiştir. Örneğin, yazları 1 TL civarında olan salatalık fiyatının, 2018 yazında 3 TL’nin altına inmemiştir. Şişli %100 Ekolojik Pazar açıldığı günden bugüne kadar geçen 13 yılda konvansiyonel ile organik ürün fiyatlarındaki artış oranına bakıldığında, konvansiyonel ürün fiyatlarının, hatta tüm gıda fiyatlarının ciddi bir artış göstermiştir. Bu durumun, ülkenin genel ekonomik durumu ile paralellik gösterdiğini anlamak gerekiyor. Eylül 2018 başlarında ve ortasında hibrit, iri beef konvansiyonel domatesler marketlerde 9 TL’ye satılırken, yerli tohumdan, ince kabuklu, yarısı tarlada kasalanırken, bir kısmı da pazarda müşterilerin ellerinde ve gün içinde beklerken fire verilen yerli organik domateslerin 12-14 TL’ye satılıyor olması adaletli bir bakış açısıyla değerlendirildiğinde, organik ürünlerin konvansiyonele göre çok daha ucuz olduğu görülmektedir.

Organik ürünlerin ile konvansiyonel ürün fiyatları arasındaki farkın sebebi maliyetler ile ilgilidir. Organik tarımdaki maliyetleri, organik tarım yapan üreticilerin sıkıntılarını burada uzun uzun açıklamak istemiyoruz. Yıllardır pazarlarımızın müşterisi olanlar ve Buğday’ı takip edenlerin bu konuların farkında olduklarını düşünüyoruz. (Hatırlamak isteyenler bu yazıyı inceleyebilirler.) Maliyete yönelik sorunlarla sadece üreticiler yüzleşmiyor. Artan fiyatları sağlıklı biçimde yorumlamak için organik pazar esnafı ile de görüşmek gerekiyor. Görüşüldüğünde, küçük miktarla çalışılmasından kaynaklanan nakliye maliyetinin yükselmesi, mazot fiyatlarının organik ürün fiyatlarına olan etkisi, sürümün olmaması, yeterli pazarın olmaması, depolarda bekleyen ürünlerin kaybı gibi nedenleri onlardan dinleyebilirsiniz. Bu görüşmelerden sonra fiyatları etkileyen başlıca sebeplerin, %100 Ekolojik Pazarlar’daki esnaf ve üreticilerin küçük olmaları, yani depolama, nakliye, lojistik gibi aşamaları daha az maliyetle çözecek yeterli sermayelerinin olmaması ve pazarlama alternatiflerinin, sürümlerinin kısıtlı olması olduğunu göreceksiniz. Daha detaylı bilgi sahibi olmak içinse buradan Organik Ürün Rehberi’ni inceleyebilirsiniz.

Birlikte çözelim!

Tüketici olarak edindiğimiz bazı alışkanlıklar da üreticinin maliyetini artırıyor. Örneğin her bir ürünü, şeftali, incir, patlıcan gibi ürünleri dokunarak seçmek, birkaç saat sonra o ürünleri satılamaz hale getiriyor. Ya da bir demet maydanoz için bile kese kağıdı istemek, kese kağıtlarının % 80 zamlandığını da düşünürsek, pazar esnafının maliyetini artırıyor.

Buğday Derneği olarak 13 yıldır fiyatları mümkün mertebe aşağı çekmeye çalışıyoruz. Eleştirilerde bahsedilen fırsatçılık çok nadirdir. Bunları engellemeye çalışıyoruz. Ama birlikte daha güçlüyüz. Bu sebeple desteklerinizi, komisyonlara katılımınızı bekliyor, sizleri konunun diğer tarafları ile iletişime çağırıyoruz.

Sağlıklı gıda talep eden tüketicilerin, sağlıklı gıdanın günümüz şartlarında asla ucuz olamayacağını kabul etmesi, ama elbette adil, etik bir fiyatlandırmayı da talep edebilmesi sağlıklı, organik gıdanın yaygınlaşması açısından son derece önemli.

Buğday Derneği olarak tüm bireyleri ufak çaplı da olsa kendi gıdasını yetiştirmeye (en azından üretim sürecinin zorluğunu anlamak için), gıda takasına, gıda toplulukları oluşturmaya, ahlaklı üreticiye ve esnafa sahip çıkmaya, %100 Ekolojik Pazarlar’a davet ediyoruz.

Sağlıklı gıdaya ulaşmak için herkes sorumluluk almalı!

06 Kas

Türkiye’nin ilk sertifikalı organik dondurması %100 Ekolojik Pazarlar’da!

“Dondurmayı balla tatlandırmışlar. İçeriğin yüzde 20’si organik bal, yüzde 80’e yakını da organik süt. Ne glikoz-fruktoz var içeriğinde ne de şeker. O yüzden tadı keskin değil ama sağlıklı olduğu kesin. Çünkü yapay aroma, yapay renklendirici ve yapay dolgu maddesi kullanılmamış. Peki bunlar endüstriyel dondurmalarda var mı? Varmış. Hem de fazlasıyla…” (Gürkan Akgüneş, Milliyet)