Kategori: Toplantı / Çalıştay / Ziyaretler

25 Haz

%100 Ekolojik Pazarlar’da Yeni Dönem

Buğday Derneği’nin “%100 Ekolojik Pazarlar’da Yeni Dönem” konulu Basın Toplantısı bugün Bomontiada’da gerçekleşti.

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği olarak 11 yıldır yerel yönetimlerle işbirliği çerçevesinde, gönüllülükle yürüttüğümüz %100 Ekolojik Pazarlar’daki operasyonel sorumluluğu üreticilere, ekopazar esnafına ve yerel yöneticilere aktarma kararı aldık. Türkiye’de giderek yaygınlaşan ve diğer organik pazarlara da örnek olan %100 Ekolojik Pazarlar’daki sorumluluk alanımızı -kademeli olarak- rutin pazar denetimlerinden (ürün, belge, etiket, miktar), sistem/model denetimine taşıyacağız. Birikim ve deneyimimizi, pazaryerlerinde bilfiil denetim yapmak yerine, %100 Ekolojik Pazarları daha da yaygınlaştırmak için kullanacağız.

Basın açıklamamızın tam metnini buradan okuyabilirsiniz: http://www.bugday.org/portal/haber_detay.php?hid=8006

0EkolojikPazarı. info. rakamsal

25 Haz

Organik Tarım Değerlendirme Toplantısı

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın 28-29 Kasım tarihlerinde, İzmir/Çeşme’de düzenlediği ‘Organik Tarım Değerlendirme Toplantısı’na Buğday Derneği’nden Ziraat Mühendislerimiz Nurhayat Bayturan ve Sakine Önalan katıldı.

Toplantıda, organik tarım ve hayvancılık sorunları, organik tohum üretimi, organik ürüne güvenin artırılması, kontrolör ve sertifiker yetkilendirilmesi, organik tarımın Dünyadaki ve Türkiye’deki gelişimi gibi konularda sunumlar yapıldı. Buğday Derneği Ziraat Mühendisi Sakine Önalan da ‘Organik Pazarların Sorunları ve Geliştirilmesi Üzerine Öneriler’ başlıklı sunumunda; %100 Ekolojik Pazarlar takip sistemi ile Pazarda kontrol ve denetimlerin nasıl uygulandığını ve ekolojikpazarlar.org sitesini anlattı.

13 Tem

Türkiye 1. Tarım ve Gıda Etiği Kongresi

Tarım ve gıda etiği; gıdada tağşiş, tarım işçileri hakları ve çalışma koşulları, adil ticaret, doğal kaynakların korunması, hayvan refahı, tüketici hak ve sorumlulukları, izlenebilirlik, GDO’lar, doğa dostu tarım ve sağlık gibi onlarca konuyu kapsayan ve ne yazık ki ülkemizde geri planda kalan bir kavram olsa da, Tarım ve Gıda Etiği (TARGET) Projesi çalışmaları tarım ve gıda etiği konusunda önemli bir boşluğu doldurmaya devam ediyor. Buğday Derneği olarak, kurulduğumuz günden bugüne önemle üzerinde durduğumuz tarım ve gıda etiği konusundaki tüm bu gelişmelerden oldukça umutluyuz.

TARGET Projesi, projenin bir diğer aşamasını da Tarım ve Gıda Etiği Derneği‘ni kurarak gerçekleştirdi. Tarım ve Gıda Etiği Derneği sayesinde; tarım ve gıda sisteminin kapsadığı tüm faaliyetlerde ortaya çıkan, yolsuzluk gibi etik konular ve sorunlar hakkında tüm toplum ve kesimlerde farkındalık ve duyarlılığın gelişmesine büyük bir katkı sağlanacak. Proje kapsamında, Haziran ayında Buğday Derneği’nin de katılımıyla ”Proje Birinci Değerlendirme Toplantısı” yapıldı ve Nisan ayında düzenlenen yine Buğday Derneği’nin de katılımcısı olduğu ”Sorun Analizi Atölye Çalışması” raporu da geçtiğimiz günlerde yayınlandı.

Proje kapsamında sırada uluslar arası katılımlı, ”Türkiye 1. Tarım ve Gıda Etiği Kongresi” var. Düzenleme çalışmalarına başlanan kongre, 10-11 Mart 2017 tarihlerinde Ankara’da gerçekleşecek. Bilim ve danışma kurulunda, Buğday Derneği Eş Genel Müdürü Batur Şehirlioğlu’nun da yer aldığı kongreye bildiri özeti son gönderim tarihi 30 Eylül 2016.

TARGET Projesi hakkında detaylı bilgi için; www.target-prj.org/

Tarım ve gıda etiği nedir?
Oldukça geniş yelpazeli bu kavramı şöyle tarif edebiliriz: Doğal kaynakların korunması, biyoçeşitliliğin muhafaza edilmesi, iklim değişikliği ile mücadele, çevre dostu tarım sistemleri ve uygulamaları konusundaki değer algısı, aile çiftçiliğinin sürdürülmesi teşviği, tarım işçileri ve kadın çiftçiler gibi tarımsal üretimin dezavantajlı aktörlerinin sorunları, sağlıklı ve yeterli gıdaya erişimde insan haklarının yeri, tarım ve gıda alanında yerel kültürlerin korunması, yerel ve mevsimsel ürünlerin öncelenmesi ve gıdanın boşa harcanmaması, tarımın itibarının yükseltilmesi, tarım ve gıda sisteminde yolsuzluğun önlenmesi, vb… gibi  birçok konu tarım ve gıda etiğine dahildir.

Alınan kararlarda, yapılan tercihlerde ”değerler” söz konusu olduğunda etik alandayız demektir. Genellikle söz konusu değerler arasında bir çatışma olmadıkça etik bir karar verme sürecinden geçmekte olduğumuzu fark etmeyiz. Uygulamalı etikte bu temellendirme başlıca üç bağlamda yapılır:

Esenlik (wellbeing): Alınan kararlar insanların ve hayvanların sağlığı ve refahı için iyi  midir?
Özerklik (autonomy): İnsanların tarım ve gıda konusundaki özerkliklerinin ve ahlaki sorumluluklarının sınırları nedir?
Adalet (justice): Alınan kararlar herkes için adil mi?

Değerlerin evrensel temelleri olmakla birlikte, ifade ediliş biçimleri içinde yaşanılan toplumla ilişkilidir ve toplumsal kabuller çoğu kez bir uygulamayı doğru ya da yanlış olarak tanımlamamızın nedenini oluşturur. Ancak etik bilince ve etik açıdan eleştirel düşünme duyarlılığına sahip bireyler toplumsal kabulleri de sorgulayabilirler. Bu niteliklere sahip bireyler topluma değerleri ifade edebilmeleri için yeni biçimler önerebilirler.

Etik tercihler yapılırken farklı uygulamaların yaratacağı sonuçlar üzerinde özenle düşünülmelidir. Değer çatışmaları ile ilgili kararlar alırken daima bir değeri başka bir değeri korumak adına harcamak söz konusudur. Böylesi bir değer harcama çoğu kez uzun vadeli kestirimler yapmayı da içerir. Sözgelimi, modern tarım teknikleri bize daha ucuz üretim yapma olanağı veriyor; daha fazla kişiyi, daha ucuza doyurabileceğiz, ama bunu daha uzun yıllar sürdürebilmek mümkün mü, yoksa gelecek kuşakların haklarına mı el koyuyoruz?

Etik, belli değerleri tutucu bir biçimde ve her koşulda desteklemek değildir. Tarım ve gıda ile ilgili farklı ve zaman zaman çatışan değerleri ele almak, öncelikle bu değerlendirmeyi yaparken gerçekliğin sınırları içinde bulunmayı, yani bilgi sahibi olmayı gerektirir. Uygulamalı etik alanında bir değerin korunmasını önermek etmez; onun nasıl korunacağını da ortaya koymak gerekir. Belirli durumlar için verilen kararları genellemek ise daha büyük bir duyarlılık ve sorumluluk bilinciyle gerçekleştirilmesi gereken bir çaba, etik açıdan oldukça iddialı bir eylemdir. Bu nedenle etik alanında çalışanlar kaba bir ahlakçılığı kuşkuyla karşılarken, genelleme yapma konusunda sakınımlı olmayı bir erdem olarak kabul ederler.

06 May

Tarım ve Gıda Etiği Sorun Analizi Atölyesi

Türkiye Felsefe Kurumu Derneği, Avrupa Tarım ve Gıda Etiği Derneği, Wageningen Üniversitesi Felsefe Çalışma Grubu, Gıda Etiği Konseyi gibi iştirakçileri bulunan ve Türkiye Biyoetik Derneği tarafından yürütülen TARGET (Tarım ve Gıda Etiği) projesinin ‘’Tarım ve Gıda Etiği Sorun Analizi Atölye Çalışması’’nda Buğday Derneği de katılımcılar arasındaydı.

Tarım ve gıda sistemi paydaşlarının mevcut değer algılarının ortaya konulması amacıyla gerçekleşen atölyede ekolojik döngüyü bozmadan, sürdürülebilir, doğaya saygılı bir etik anlayışla ortak bir dil geliştirilmeye çalışıldı.

Tarım ve gıda sisteminin ilk aşamasındaki üreticilerden başlayarak tüketicilere kadar uzanan zincirin çeşitli halkalarında yer alan kamu kurumları, meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları,  işçi ve işveren kuruluşları temsilcilerinin ve bilim insanlarının katıldığı atölyede; günümüzde tehdit altında bulunan temel etik değerler üzerinde duruldu.

Her ne kadar projeyi Türkiye Biyoetik Derneği yürütüyor olsa da bu proje ile birlikte tarım ve gıda sektöründe önemli bir boşluk, Tarım ve Gıda Etiği Derneği’nin kuruluşu ile doldurulmuş olacak. Yeni kurulan bu derneğin amacı; tarım ve gıda sisteminin kapsadığı tüm faaliyetlerde ortaya çıkan etik konular ve sorunlar hakkında tüm toplum ve kesimlerde etikle ilgili farkındalık ve duyarlılığın gelişmesine katkıda bulunmak. Sürdürülebilirlik, adalet, güven, özerklik ve bilgilenme hakkı ile hesap verebilirlik gibi temel etik değerlerin Türkiye’de yeni bir tartışma konusu açacağını ve TARGET Projesi kapsamındaki bu görüş ve deneyimlerin tarım ve gıda sistemine olumlu katkılarının olacağını umuyoruz.

06 May

Organik Tarım Araştırma Projelerinin 2016 Yılı Değerlendirme Toplantısı’na katıldık

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) tarafından yürütülen ve yürütülecek olan organik tarım araştırma projelerinin 2016 yılı değerlendirme toplantısı 7-11 Şubat tarihleri arasında Antalya’da yapıldı. İlgili bakanlık kuruluşları, Fakülteler, enstitüler, TÜBİTAK, STK ve özel kuruluşların temsilcilerinin katıldığı toplantıya Buğday Derneği de davetliydi.

sakine antalya

03 Nis

“Mersin’de Ekolojik Pazar Kurulumu Sorun Tespit Çalıştayı” yapıldı.

Mersin Büyükşehir Belediyesi, “Gelecek nesiller için organik üretelim, organik tüketelim” sloganıyla, Mersin’de organik pazar kurulumu için harekete geçti. Kentte, bu ay, Buğday Derneği Eş Genel Müdürü Batur Şehirlioğlu’nun da katıldığı “Mersin’de Ekolojik Pazar Kurulumu Sorun Tespit Çalıştayı” yapıldı.

Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan, ‘Mersin’de Ekolojik Pazar Kurulumu Sorun Tespit Çalıştayı’ na Buğday Derneği adına Batur Şehirlioğlu katıldı.

Organik üretim, pazarlama ve ekolojik pazarlarla ilgili yasal düzenlemelerdeki fırsatlar ve engeller, ekolojik pazara üretici katılımı, destek ve teşvikler, ürünlerde çeşitliliğin sağlanması, ekolojik pazar yeri yapımında fırsatlar, sorunlar ve çözüm önerilerinin ele alındığı çalıştayda bir konuşma yapan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, Türkiye’de düzgün bir tarım politikası izlenmediğini söyledi. Kocamaz, “Organik pazarların, üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi adına umut ışığı olacağını temenni ediyoruz. Bu tür girişimler, üreticilerin önünü açmaya, heveslendirmeye ve bilinçlenmelerine vesile olur. Açmayı planladığımız organik pazar, tarımdaki bütün sorunu çözmeye yetmez ama bu bir başlangıçtır. Çiftçilerimizi, organik üretime özendirmedir.” diye konuştu.

Çalıştayda Buğday Derneği adına, yerel yönetimlerle işbirliği içinde açılan Samsun, Antalya, Kayseri, Seferihisar, Konya, Burhaniye ve İstanbul %100 ekolojik pazar deneyimleri ve bu pazarların sektöre kazandırdıkları aktarıldı.

Sonbaharda açılması planlanan pazarla ilgili çalışmalar devam ediyor.

04 Mar

Kartal %100 Ekolojik Pazar tüketici – üretici buluşması/toplantısı sonuçları

%100 Ekolojik Pazar tüketici – üretici buluşmasını yaklaşık 25 kişinin katılımı ile 1 Şubat Pazar günü gerçekleştirdik.

Katılımcıların yarısının tüketicilerden oluştuğu toplantıya katılım sayısı beklentimizin altında gerçekleşmiş olsa da iki saate yakın verimli ve sıcak bir toplantı oldu. Toplantının ana amaçlarından biri olan, tarafların birbirlerini daha iyi anlaması, bir diğerinin penceresinden bakabilmesi adına son derece yapıcı paylaşımlar yaşandı. Gördük ki; tüketiciye bilgi verme konusunda kestirme cevaplar ne kadar yetersiz ise, üreticiye de ısrarla tüm açıklamalarına rağmen ürününün “organikliğini” tekrar tekrar sormak bir o kadar yıldırıcı ve yıpratıcı. Gördük ki; tüketicinin verdiği bedelin karşılığında güvenerek, tereddütsüz alışveriş yapmaya hakkı olduğu kadar, üreticinin verdiği bedelin de anlaşılması gerekiyor. Halen köyünde, kasabasında hatta ilinde iç pazara yönelik üretim yapan bireyler konumundaki üreticiler, çevresinde, ailesinde eleştirilen, zirai ilaçlar, hormonlarla destekli konvansiyonel ürünlere göre verim kaybı yaşayan ve bu ürünleri diğer illerden İstanbul’a taşıyanlar olarak düşündüğümüzden fazla bedel veriyorlar. Hava koşullarından dolayı bizler evlerimizden çıkmadığımızda veya İstanbul’u tatillerde boşalttığımızda ürünler tarlada bizi beklemiyor, tezgahta veya tarla da heba olma riski ile karşı karşıya.

Tüketici tarafında güven ve denetimler konusu kadar (Bu konuda belediye, Buğday Derneği ve organik tarım kontrolörü tarafından katılımcılarca detaylıca bilgi verildi) ürünlerin tazeliğinin ve çeşitliliğinin de ne kadar önemli olduğunu dinledik. Hem Şişli’yi hem Kartal’ı bilen veya diğer pazardan ürün satın alan arkadaşlarından duydukları ürünü Kartal’da bulamamanın tepkilerini paylaştı tüketicilerimiz de. Elbette maliyetleri ve fiyat politikasını da konuştuk. Pazara daha fazla müşteri nasıl çekilir, okullar, gençler nasıl dahil ediliri de tartıştık.

Müşteri ürün alırken tartım esnasında kilo ve fiyatı görmek istiyor. Paketli ürünlerde fiyatı ürünün üstünde görmek istiyor. Ama hep tüketici şikayet edecek değil ya, üretici ve esnaf da yılmış; şeftalinin, çileğin, kayısının, kirazın, taze fasülyenin tek tek elle seçilmesinden. Toplantıya katılan tüketiciler buna hak verse de onlar da tezgahta daha taze ve seçilmemiş ürünle, önceki günden kalan ve seçilmiş ürünün karıştırılmasından şikayetçi.

İşin özeti, önemli olan karşılıklı saygı aslında…

TOPLANTIDA ÇIKAN SOMUT ÖNERİLERİ İSE ŞÖYLE SIRALAYABİLİRİZ:

*Ekolojik tarım yapılan arazilere ve işleme tesislerine ziyaretlerin organize edilmesi,

*Bu toplantıların birkaç aylık periyodlarla yapılmasına, sorumluluk almak isteyen tüketiciler arasında bir mail grubu oluşturulması,

*15 Mart’ta Kartal %100 Ekolojik Pazar’da da, Şişli’de olduğu gibi poşet kullanımının kaldırılmasına ve bu yönde Kartal Belediyesi’nin başlatacağı çalışmaya destek olunması,

*Sertifika kuruluşlarının denetleme sürecini, ekolojik ürün maliyetlerini ve bunun fiyata yansımasını, organik üretimin nasıl yapıldığını, Pazar denetimlerini anlatan videoların yapılması ve sosyal medyada paylaşılması,

*Tüketici biraz daha örgütlendiğinde, Pazarın hemen yanındaki etkinlik çadırında takas, armağan veya ikinci el bebek ve çocuk eşyaları pazarının gerçekleştirilmesi,

*Tüketicinin de fiyat, terazi, tezgah altından köy yumurtası satışı gibi konularda belediye ve dernek personelini bilgilendirerek destek olması,

*Tüketicinin de ekolojik pazarların adının pahalıya çıkmaması için özellikle paketli ürünler için piyasa araştırması yapması ve bunu Buğday Derneği ile paylaşması( isteriz ki aynı markanın aynı gramajdaki ambalajındaki bir ürün, promosyon/kampanya dönemleri hariç ekolojik pazarlarda da marketlerdekinden pahalı olmasın )

*Tüketicilerin broşür, el ilanı dağıtımında organize olarak daha etkin rol alması

13 Ara

Geçtiğimiz aylarda dernekleşerek Konya Organik Tarım Derneği’ni kuran Konya Organik Tarım Üreticileri Şişli % 100 Ekolojik Pazarını gezdi.

Geçtiğimiz aylarda dernekleşerek Konya Organik Tarım Derneği’ni kuran organik tarım üreticileri, ürünlerini pazarlamaya yönelik deneyim ve tecrübelerini artırmak amacıyla, yerinde uygulamalı eğitim hedefli İstanbul’da, Şişli % 100 Ekolojik Pazarını gezdiler.

6-7 Aralık tarihlerinde Konya İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü organizasyonuyla, “Organik Tarımı Yaygınlaştırma ve Kontrolü Projesi” kapsamında düzenlenen teknik geziye, Konya’dan 31 kişilik organik üretici grubu katıldı.

Pazarda Buğday Derneği eş genel müdürü Batur Şehirlioğlu, üreticiler ve organik ürün alımı yapan firmalarla görüşen ve fikir alış-verişinde bulunan grup adına açıklama yapan Konya İl Tarım Müdürlüğü Organik Tarım Sorumlusu Nuriye Erdi, geziye katılan tüm üreticilerin  ürünlerini pazarlamaya yönelik cesaret ve motivasyon kazandığını; bu yönde ufuklarının açılmasına ve yaptıkları işin önemine yönelik farkındalık oluşmasına sebep olduğu görüşünü aktardı. Derneğimiz eş genel müdürü Batur Şehirlioğlu ve dernek yetkilileri, Konya’da üretilen organik ürünlerin Konya’da ve il sınırları dışında pazarlanması ve ekolojik pazarlar konusunda karşılıklı işbirliği sözü verdiler .

Konya’da 2014 yılı itibarı ile 1453 üretici yaklaşık 35.000 dekar alanda organik tarım yapıyor. Yetiştirilen organik ürünler arasında; buğday, vişne, çilek, ceviz, badem,siyah havuç,nohut, kimyon gibi ürünler bulunuyor.

Geçtiğimiz aylarda kurulan Konya Organik Tarım Derneği de, organik tarımın yaygınlaştırılmasına ve tanıtılmasına katkıda bulunmak;  organik ürünlerin tüketimini teşvik etmek, tüketicileri her türlü kimyasal kökenli girdi zararına karşı bilinçlendirme faaliyetlerinde bulunmak amacıyla hizmet veriyor.

Türkiye’de organik pazarların açılmasına öncülük eden Buğday Derneği % 100 Ekolojik Pazar marka ve standartları altında açılan ekolojik pazarlar, İstanbul’da Bakırköy, Şişli, Kartal, Beylikdüzü ve Küçükçekmece; Balıkesir’de, Burhaniye ve Kayseri’deki Kocasinan ve Talas  ekolojik pazarları ile 8’i buldu. Kayseri gibi Konya’da da “Organik Tarımın Yaygınlaştırılması” projesinin meyvelerini vermesini bekliyor ve proje kapsamında açılan %100 Ekolojik Pazarların tüm Türkiye dahilinde, illere ve belediyelere örnek teşkil etmesini umuyoruz.

28 Haz

Manisa Salihli’de 2 Gün Süren, Organik Tavukçuluk Toplantılarına Katıldık

Derneğimizden Nurhayat Bayturan,toplantıda “Organik Pazarlar ve Tüketici Talepleri” konulu bir sunum yaptı.

17-18 Haziran’da,Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından Manisa Salihli’de düzenlenen Organik Tavukçuluk toplantısına katıldık.

Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Hasan Çebi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda,ekolojik sistemde hatalı uygulamalar sonucunda bozulan doğal dengeyi yeniden kurabilmek için, sentetik, kimyasal gübre, ilaç, hormon gibi dış etkenleri kullanmadan yapılan tarımsal üretime organik tarım dendiğini ifade eden Hasan Çebi, “Organik Tarım sadece, Yönetmelikte izin verilen girdilerin kullanılabildiği, çevre, hava, toprak ve su kaynaklarını kirletmeden, insan ve hayvan sağlığına, çevreye zarar vermeden, üretimden tüketime kadar her aşaması kontrollü ve sertifikalı bir şekilde yapılan tarımsal üretim şeklidir” dedi.

Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın “Organik Tarımın Yaygınlaştırılması ve kontrolü” projesi kapsamında;Manisa’da ekolojinin uygun olduğu yerlerde doğal flora ve faunanın korunması;organik pazarların organik ürün taleplerinin karşılanması ve kırsal kalkınmanın sağlanması amacıyla “Organik Sofralık Üzüm Yetiştiriciliği” ve “Organik Yumurta Tavukçuluğu” demonstrasyon projeleri yürütülüyor.

Bu projelerin tanıtılması ve yaygınlaştırılması amacıyla düzenlenen  “Organik Tavuk Ürünleri ve Tüketici Talepleri” adlı panelde,derneğimiz adına Nurhayat Bayturan, “Organik Pazarlar ve Tüketici Talepleri” konusunda bir sunum gerçekleştirdi.