Kategori: Denetimler ve Tüketici Güvencesi

25 Haz

%100 Ekolojik Pazarlar düzenli olarak denetleniyor!

Sağlıklı gıdaya ulaşmanın en güvenli yolu olan %100 Ekolojik Pazarlar’daki ürünler düzenli olarak denetleniyor.

Buğday Derneği işbirliğindeki Bakırköy, K.Çekmece, Beylikdüzü, Şişli ve Kartal %100 Ekolojik Pazarları 22 Ocak-15 Nisan tarihleri arasında 16 kez denetlendi. Bu denetlemeler İstanbul İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ve İlçe Müdürlüklerince gerçekleşti. Yapılan bu denetimlerde sertifikalar, mali belgeler ve etiketler kontrol edildi. Ayrıca denetimlerin 14’ünde zirai ilaç analizine gönderilmek üzere farklı tezgahlardan çeşitli üreticilere ait 35 ürün örneği toplandı.

Buğday Derneği olarak sonuçları takip ediyor ve ilgili belediyelere aktarıyoruz.

Son olarak 15 Nisan Pazar günü K.Çekmece %100 Ekolojik Pazarı’nda yapılan denetim esnasında, Ekolojik Pazarlar’da görevli olan ziraat mühendislerimizden Duygu Yavuz da her zamanki gibi oradaydı.

Denetimle ilgili olarak ilgili müdürlüğün açıklamasını buradan okuyabilirsiniz: http://istanbul.tarim.gov.tr/…/Organik-Pazar-Denetimleri-Ar…

25 Haz

İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlükleri denetimleri

22 ve 29 Ocak Pazar Küçükçekmece %100 Ekolojik Pazarı, 4 Şubat Şişli %100 Ekolojik Pazarı, 5 Şubat’ta ise Kartal %100 Ekolojik Pazarı’nın, İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüklerince denetlenmesi sonucu; tezgâh sahiplerine bırakılan evraklarda herhangi bir uygunsuzluğa rastlanmadığı belirtildi.

Bulunan tek uygunsuzluk, bir üreticimizin sertifika kuruluşunca onaylanan ancak çiftçi kayıt sistemine eklenmediği için geciken ürünü ile ilgiliydi, ki ilgili ürün ilçe teşkilatınca çiftçi kayıt sistemine eklenerek ürün sertifikası hazırlandı. Üç pazarda farklı üreticilerin 10 farklı ürününden İlçe Müdürlüklerince numune alındı.

25 Haz

Üretici arazi ziyaretleri ve kalıntı analizlerimiz devam ediyor

%100 Ekolojik Pazarlar’da Buğday Derneği, ilgili belediyeler ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı zirai ilaç kalıntı analizlerini sürdürüyor.

Şişli Belediyesi tarafından iki hafta önce, üç üreticiye ait ürünlerden alınan numunelerde kalıntı tespit edilmemiştir. 22 Ocak 2017 Pazar günü de Küçükçekmece %100 Ekolojik Pazar’daki 4 üreticiden, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı İlçe Müdürlüğü numune almıştır. Dernek olarak üretici arazi ziyaretlerimizi de sürdürüyoruz.

Üreticilerden Erdal Arslan’ın arazi ziyaretlerine dair fotoğraflarını sizlerle paylaşıyoruz.

%100 Ekolojik Pazarlar’da denetimler hakkında bilgi, analiz sonuçlarını ve sertifikaları incelemek için www.ekolojikpazarlar.org adresini ziyaret edebilirsiniz.

10 Kas

Buğday Derneği olarak üretici arazi ziyaretlerine devam ediyoruz

Buğday Derneği ve yerel yönetimler işbirliğiyle açılan %100 Ekolojik Pazarlar’da Buğday Derneği’nin düzenli olarak yaptığı zirai ilaç kalıntı analiz çalışmalarının yanında İstanbul Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl ve İlçe Müdürlüklerinin denetimleri ve analiz çalışmaları da devam ediyor.

Buğday Derneği olarak hem organik ürüne güveni sağlamak ve tüketicinin hakkını savunmak, hem de üreticiler arası haksız rekabetin önüne geçmek için %100 Ekolojik Pazarlar’da 2016 yazında aldığımız son numunelerle birlikte bugüne kadar 149 analizde; 110 farklı üreticinin, 240 farklı ürünü zirai ilaç kalıntı analizine tabi tutulmuş olduk. Kontrol ve sertifika kuruluşları ile de sürekli iletişim halinde olup şüpheli durumlarda baskın arazi denetimleri talep edilmekte sonuçları takip edilmektedir. Bizler de ziraat mühendislerimiz vasıtası ile arazi ziyaretlerini sürdürmekteyiz. Bugüne kadar 54 üreticinin arazileri kritik dönemlerde sizler için ziyaret edilmiş olup, pazarlarımıza gelen ürünler ve miktarları ile arazideki durum mukayese edilmiştir. Ziraat Mühendisimiz Sakine Önalan’ın yaptığı son arazi ziyaretlerinden fotoğrafları da inceleyebilirsiniz.

20160727_10251720160727_10245520160727_10114720160727_121430

%100 Ekolojik Pazarlar düzenli olarak Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı İl ve İlçe teşkilatları tarafından da denetlenmektedir. Bu güne kadar teşkilatın aldığı numunelerde herhangi bir kalıntıya rastlanmamış, herhangi bir işlem yapılmamıştır.

Bugüne kadar pazar içinde yaptığımız denetimler, aldığımız kayıtlar, çektiğimiz fotoğraflar ve tutulan tutanaklar, şüpheli durum ve ürünler ile ilgili sertifika kuruluşlarına yaptığımız uyarılar, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı İl ve İlçe Müdürlükleri organik tarım birimlerine yaptığımız ihbarlar, Bakanlık Organik Tarım Komitesine sunduğumuz dosyalar, analizler ve arazi, depo ziyaretlerimiz sayesinde bazı üreticiler ve aracılar sertifika kuruluşları, belediyeler ve bakanlıkça tespit edilen durum özelinde ve yasalar çerçevesinde, sektörden ihraç edilmiş, para cezası almış, ekolojik pazarlardan men edilmiş veya uyarı/ihtar almış veya bulaşma ve komşuluk sorunu tespit edilen belirli araziler organik tarım sistemi dışına çıkarılmıştır.

13 Tem

Buğday Derneği: %100 Ekolojik Pazarlar son dönem zirai ilaç analiz sonuçları

Sayın %100 Ekolojik Pazar Müdavimleri, Buğday Derneği Dostları,

%100 Ekolojik Pazarlar’da, Buğday Derneği ve Belediyeler tarafından, son 1.5 ay içinde; 10 üreticiye ait 3 karışık sera ürünleri, 4 kiraz, 1 şeftali, 1 yazlık hıyar ve 1 karışık yazlık ürün analizi yapıldı. Sonuçları %100 Ekolojik Pazarlar halkla ilişkiler tezgahlarında inceleyebilirsiniz. Bugüne kadar sizler için %100 Ekolojik Pazarlar’da 138 analizde, 106 farklı üreticinin 224 farklı ürünü zirai ilaç kalıntı analizine tabi tutulmuştur.

Ayrıca Kartal Tarım İlçe Müdürlüğünün bir üreticimizin kayısısından aldığı numune temiz çıkmıştır. Bu son analizle birlikte Tarım İlçe Müdürlüklerinin son bir sene içinde aldığı 16 numunenin tamamının analiz sonucu temiz çıkmıştır.

100_8493

13 Tem

Buğday Derneği olarak %100 Ekolojik Pazarlar’a Ürün Gönderen Üreticilerin Arazilerine Ziyaretlerimiz Devam ediyoruz

Düzenli olarak yaptığımız ürün, çeşit, miktar, mali belge, sertifika, etiket denetimleri ve zirai ilaç kalıntı analizleri yanında %100 Ekolojik Pazarlar’a katılan aracı esnafın stok ve depo denetimlerine ve ürün gönderen üreticilerin arazi ziyaretlerine de belirli aralıklarla devam ediyoruz.

Ziraat Mühendisimiz Sakine Önalan, Nisan ayı sonunda pazarlarımıza ürüngönderen veya katılan İzmir’li üreticiler; Özgür Andaç, Halil ve Hatice Halaç, Süleyman Akçil, Gürbüz Andaç, Olcay Buyruk ve Süleyman Andaç’ın arazilerini ziyaret ederek, üretilen ürünler ve pazara gelen ürünleri karşılaştırmanın (miktar, çeşit, kalite vs) yanında, üretimde kullanılan girdiler ve diğer uygulamalar hakkında bilgi aldı. Mayıs ayı başında ise %100 Ekolojik Pazarlar’a katılan Yalova’lı üreticimiz Ferit Yarar’ın arazilerini ziyaret etti.

Böylece bugüne kadar kontrol ve sertifika kuruluşlarının rutin olarak genellikle yılda iki kez ve ayrıca baskın denetimler yaptığı %100 Ekolojik Pazar katılımcısı üreticilerden 49 üreticinin arazileri kritik dönemlerde sizler için tarafımızca ziyaret edilmiş olup, pazarlarımıza gelen ürünler ve miktarları ile arazideki durum mukayese edilmiştir.

Ayrıca bugüne kadar sizler için %100 Ekolojik Pazarlar’da 128 analizde, 100 farklı üreticinin 204 farklı ürünü zirai ilaç kalıntı analizine tabi tutulmuştur. (Bu sayıya Tarım İl ve İlçe Müdürlükleri analizleri dahil edilmemiştir) İki farklı test ile toplam 507 aktif maddeye bakılıyor. (GC MSD 1 VE LC MS/MS 1)
*Ölçümlerin hassasiyeti 0.01 mg/kg dır.

Akredite bir laboratuar olan INTERTEK’te yaptırılan analiz sonuçlarını ve ziraat mühendislerimizin arazi ziyaretleriyle depo denetimlerine ait fotoğrafları da %100 Ekolojik Pazarlar’da Halkla İlişkiler stantlarımızda inceleyebilirsiniz.

20160428_103239-01

20160426_150907-01

06 May

Her parlak elma parafini mi işaret ediyor?

Her parlak elma parafini mi işaret ediyor? Elma ve diğer bazı meyvelerin kabuk yüzeyinden bıçak ve benzeri aletlerle sıyırarak elde ettiğimiz kısım her zaman parafin midir?

Eğirdir Meyvecilik Araştırma Enstitüsü’nden aldığımız bilgilere göre; meyvelerin en dış katmanında yer alan hücrelerin yüzeyi su ve hava geçirgenliği düşük bir yağsı madde ile kaplı durumdadır. Bu madde hücreler tarafından salgılanarak hücrelerin dış hava ile olan temasını engellemektedir. Bu dış katmana ‘’kutikula’’ adı verilmektedir. Kutikula tabakası kütin ve epikutikular mum olmak üzere ikibileşenden oluşmaktadır. Elmalarda bu kabuk üstü yapının kalınlığı yaklaşık 3 mikron kalınlığındadır. Fakat bu tabakanın yapısı ve kalınlığı çeşide, yetiştiği çevre ve iklim koşullarına göre değişebilmektedir.

Elma_yüksek_04

Elmalarda kabukta bulunan bu doğal mum tabakası özellikle hasattan sonra uzun depolama süresince de artmaya devam eder. Özellikle yağlanma, yaşlanma ile ilişkili bir fizyolojik bozukluktur. Meyvelerin geç hasat edilmiş olması, uzun süre depolamayapılması ve depolama sırasında ortam koşullarının optimum ayarlanmadığı durumlarda daha belirgin bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden Doç. Dr. Fatih Şen’in de belirttiği üzere; meyve tarafından sentezlenen epikütikular mum (vaks), yüzeyden olan su kaybını sınırlayıcı bir tabakadır. Meyve tarafından sentezlenen bu mumların kalınlığı, bileşimi ve fiziksel özellikleri, meyvelerin hasat edildikten sonra daha uzun süre dayanmasını sağlar. Bu mum tabakasının bulunduğu kutikula özellikle meyvelerde kalındır. Örneğin elma, armut, erik, kiraz, üzüm, portakal. Tür, çeşit, ekoloji ve bakım işlemleri elma yüzeyindeki mum oluşumunu etkiler.

Görüldüğü üzere elma ve benzeri meyvelerde, nem ve benzeri özelliklerin kaybını azaltmak için kendi bünyelerinde doğal bir mum tabakası bulunmaktadır.

Doç. Dr. Fatih Şen’in basında çıkan bilimsel bir altyapıya dayanmayan haberlerden sonra bir market zincirinin talebi üzerine market tarafından verilen elmalar üzerine hazırladığı raporda; “Elma meyvelerinin kabuk yüzeyinden bıçak ve benzeri aletlerle sıyrılarak elde ettiğimiz kısım, meyve tarafından sentezlenen mumdur.” denilmektedir. Eğirdir Meyvecilik Araştırma Enstitüsü’nden yazılı olarak aldığımız raporda “Fiziksel olarak meyvenin dış kabuğunun kazınması ile çıkan beyazımsı mum tabakası hem mumlama yapılmamış hem de mumlama yapılmış elmalarda görülmektedir. Bu nedenle mumlama yapılmış meyvenin tespiti ancak laboratuvar koşullarında belirlenebilecektir.” denilmektedir.

Pamuk Prensesi öldüren parlak elma’nın içindeki zehir değil mi?

Gıda! Sanki bir kitle imha silahı.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) uzmanlaşmış kanser kuruluşu olan Uluslararası Kanser Araştırmaları Kurumu (International Agency for Research on Cancer- IARC) GDO’lu ürünlerin %80’inde kullanılan ot ilacı (herbisit) etken maddesi olan (Glyphosate) Glifosat’ın insanlarda muhtemelen kanser yaptığını açıkladı. (1) “Muhtemelen” çünkü deneyler elbette insan değil fareler üstünde yapıldı.

AB, bağcılıkta salkım güvesi başta olmak üzere, çeşitli zararlılara karşı kullanılan chlorpyrifos etken maddesinin sofralık üzümde dolayısı ile kuru üzümde de maksimum kalıntı limitini 0.5 ppm’den 0.01 ppm’e düşürme kararı aldı. (2) Peki neden yıllardır bu zehir için verilen kabul edilebilir doz birden bire 50 kat aşağıya çekildi? Yapılan deneyler sonucu, “Farelerde kolinesteraz enzimini engelleyerek kırmızı kan hücrelerini, sinir sistemini olumsuz biçimde etkilediği” tespit edildiği için…

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, 2011’den 2014 yılı sonuna kadar tam 177 etken maddenin kullanımını yasakladı.(3) Sayının bu derece yüksek olması AB’ye uyum süreci ile ilgili. Tabii bu durumda ‘‘ya AB’ye uyum süreci devrede olmasaydı?’’sorusu geliyor insanın aklına.

Elbette sentetik mumlama ile elde edilen parlaklık aynı zamanda işin cazibesi, tüketiciye yönelik bir algı yönetimi, işin albenisi. Oysa o parlaklığın altında onlarca zehir var. Belki bugün bu zehirlerin, çeşitli bilimsel araştırmalara dayanarak, hükümetlerce kabul gören belirli limitler içinde tutulduğu için sağlığımıza zararlı olmadığı kabul ediliyor ama bunların çeşitli böcekleri, otları vs zehirleyip öldürdüğünü ve gene bilimsel araştırmalara dayanarak her geçen gün yeni bir etki, yasaklanan yeni bir etken madde veya zirai ilaç, indirilen kalıntı limitleri ile karşı karşıya olduğumuzu da unutmamak gerekiyor. Birçok araştırmaya göre elma, zirai ilaçlar açısından en tehlikeli ürünlerden bir tanesi. ABD Tarım Bakanlığı 2014 araştırma verilerine göre, alınan 177 elma numunesinden sadece %4.50 sinde herhangi bir zirai ilaca rastlanmamış. Elmaların %74!’ ünde 3 veya daha fazla zirai ilaca, %29.50 ‘sinde ise 5 veya daha fazla zirai ilaca rastlamış. (4)

Ama sentetik katkı maddeleri, hormonlar ama zirai ilaçlar, sentetik gübreler…Bütün bunlardan kaçınmanın tek yolu sıfır zirai ilaç, hormon zorunluluğu olan, fenni gübrelerin yasak olduğu ekolojik gıda tüketiminden geçiyor.

Editörün notu:

Öte yandan içinde sentetik parafinin de olduğu değişik mumlar, Amerika Bileşik Devletleri, İspanya gibi ülkemizde de özellikle turunçgil meyvelerine uygulanmaktadır. Meyvelerinde mum uygulamasının yapılması için özel ürün işleme hatlarına ihtiyaç vardır. Meyvelere mum uygulanabilmesi için meyvenin önce su ve fırçalarla yıkanıp toz vb. kirlerin uzaklaştırılması gerekmektedir. Yıkama sonrası mumların meyveye yapışması için yıkanan meyvelerin özel fırın düzeneklerinde kurutulması gerekmektedir. Mum uygulaması, meyveler dönerken püskürtme şeklinde uygulanır, bu sırada meyveler fırçalanarak mumun meyvenin tüm yüzeyine uygulanması sağlanır. Mumlama sonrası tekrar meyveler kurutularak, boylanır ve paketlenir.

Doç. Dr. Fatih Şen’in hazırladığı rapor bize %100 garanti vermemekle birlikte bazı ipuçları da sunmaktadır. Örneğin tesislerde sentetik olarak mumlanan meyvelerde elmaların sap çukuru dahil hiçbir kirin bulunmaması gerekmektedir. Mum uygulanan meyvelerin tümünün ve meyvelerin tüm kısımlarının aynı parlaklıkta olması gerekmektedir. Mumlanan meyvelerde, mumlama sonrası boylama işlemi yapıldığından meyve iriliklerinin birbirine yakın olması gerekmektedir. Ancak Eğirdir Meyvecilik Araştırma Enstitüsü’nce de belirtildiği üzere, elma ve benzer meyvelerin üzerindeki mumun doğal mı sentetik mi olduğundan yüzde yüz emin olmanın yolusadece laboratuvar koşullarında yapılacak kimyasal analizlerdir.

Kaynaklar:

(1) http://www.thelancet.com/journals/lanonc/article/PIIS1470-2045%2815%2970134-8/fulltext

(2) http://www.efsa.europa.eu/en/efsajournal/pub/3640

(3) http://www.tarim.gov.tr/Konu/934/Yasaklanan-Bitki-Koruma-Urunleri-Aktif-Madde-Listesi 

(4) https://www.ams.usda.gov/sites/default/files/media/2014%20PDP%20Annual%20Summary.pdf

06 May

Buğday Derneği %100 Ekolojik Pazar’da ürün satan aracı esnafın stok takibi ve depo denetimlerini sürdürüyor.

Buğday Derneği %100 Ekolojik Pazar’da ürün satan aracı esnafın stok takibi ve depo denetimlerini sürdürüyor.
Düzenli olarak yapılan ürün, çeşit, miktar, mali belge, sertifika, etiket denetimleri ve zirai ilaç kalıntı analizleri yanında %100 Ekolojik Pazarlara katılan aracı esnafın stok ve depo denetimlerine de belirli aralıklar ile devam ediyoruz.

20160406_125931
Web tabanlı %100 Ekolojik Pazar veri kayıt ve takip sistemine tüm pazarlarda her esnafın hangi üreticiden hangi tarihte ne miktarda ürün aldığı ve her hafta yapılan satışlar kaydediliyor. Sistem seçilen tarih aralığında istenen esnaf-üretici-ürüne dair stok miktarını, gelen miktardan satış miktarlarını otomatik olarak düşerek veriyor. Yapılan depo denetimlerinde kayıtlarımızdaki stok miktarı ile depodaki miktarlar karşılaştırılıyor. Depolardaki olası olumsuz koşullara müdahale ediliyor ve şüpheli durumlarda depodan da numune alınarak zirai ilaç kalıntı analizine gönderiliyor.
Görseller, ziraat mühendisimiz Sakine Önalan’ın geçen hafta yaptığı Ümit Kaleli stok- depo denetimlerinde kendi makinesi ile çektiği fotoğraflardır.

 

06 May

Yasaklanan veya limitleri indirilen zirai zehirlere her gün bir tanesi daha ekleniyor.

AB, bağcılıkta salkım güvesi başta olmak üzere, çeşitli zararlılara karşı kullanılan  etken maddesinin sofralık üzümde dolayısı ile kuru üzümde de maksimum kalıntı limitini 0.5 ppm’den 0.01 ppm’e düşürme kararı aldı (1). Peki neden yıllardır bu zehir için verilen kabul edilebilir doz birden bire 50 kat aşağıya çekildi? Yapılan deneyler sonucu, “Farelerde kolinesteraz enzimini engelleyerek kırmızı kan hücrelerini, sinir sistemini olumsuz biçimde etkilediği” tespit edildiği için. “Chlorpyrifos” üzerine yapılan araştırmalar arasında söz konusu maddenin, anne karnındaki bebeğe dahi ulaştığı ve beynini olumsuz etkilediğini tespit edenler var (2). Her geçen gün bilimsel araştırmaların gösterdiği yeni bir etki, yasaklanan yeni bir etken madde veya zirai ilaç, indirilen kalıntı limitleri gösteriyor ki; ekoloji, sağlık, adil ticaret gibi ilkeler dikkate alındığında tek gerçekçi ve sürdürülebilir tarım yöntemi: ekolojik ilkelere dayalı organik tarım.

Türkiye kuru üzüm üretim ve ihracatında dünya lideri. Ülkemiz yıllık ortalama 280 bin ton çekirdeksiz kuru üzüm üretiyor ve bunun 240 bin tonunu ihraç ederek yaklaşık 500 milyon dolar döviz elde ediyor. Bu ihracatın %85 ten fazlası ise AB üyesi ülkelere yapılıyor. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliğine göre; yapılan analizlerde “chlorpyrifos-ethyl” adlı etken madde 0,01 ppm’in üzerinde. Önlemler alınmaz ise bu durum ülkemizin yıllık 500 milyon dolarlık kuru üzüm ihracatının tamamen durması anlamına geliyor.

exterminator

AB, sofralık ve kuru üzüm ithalatı için aldığı yeni karar ile maksimum kalıntı limitini tam 50 kat düşürdü. Getirilen limit 0.01 ppm, zaten akredite laboratuarlarca birçok etken madde için ölçülebilir en alt limit. Yani AB’ nin bu kararı, kalıntı açısından bakınca, kuru üzüm için, sıfır kalıntı zorunluluğunun olduğu organik üretime işaret ediyor.

Peki nedir bu Maksimum Kalıntı Limiti?

İyi tarım uygulamaları ve ADI değerleri temel alınarak belirlenen en yüksek pestisit kalıntı limiti. (3)

Peki nedir bu ADI değerleri?

Kabul edilebilir günlük alım miktarı (ADI-Acceptable Daily Intake): Toplumdaki çocuk veya doğmamış bebekler gibi hassas grupları da dikkate alarak, değerlendirme sırasındaki mevcut bilgiler ışığında tüketiciye fark edilebilir herhangi bir sağlık riski teşkil etmeyen, bir bireyin vücut ağırlığı esas alınarak tüm yaşamı boyunca gıdalarla günlük olarak alabileceği madde miktarı.(3) Yani doğmamış bebekler dahil herhangi bir sağlık riski teşkil etmeyeceğivarsayılan dozlar, yıllarca kullanıldıktan sonra düşürüldüğü gibi, birçok etken madde de yasaklanıyor.

Çözüm Yasaklamak mı?

Her geçen gün dünyada bazı zirai ilaçlar ya yasaklanıyor ya da kalıntı limitleri düşürülüyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, AB uyum sürecine paralel olarak 2011’den 2014 yılı sonuna kadar tam 177 etken maddenin kullanımını yasakladı.  İşte bu noktada sormak gerekiyor; AB, EPA (Amerika Çevre Koruma Ajansı), Dünya Sağlık Örgütü, Bakanlıklar gibi yapıların görevi, yıllarca kullanımdan sonra yapılan araştırmalar ile bu ilaçların kullanımına sınırlama getirmek veya yasaklamak mı, yoksa ilk kullanıcı tarım işçileri başta olmak üzere toplum sağlığını düşünerek, kullanıma sunulmadan önce gerekli araştırmaların, deneylerin yapılmasını sağlamak mı olmalı? AB uyum süreci söz konusu olmasa idi, bu 177 etken maddenin bir kısmını bugün hala kullanıyor olur muyduk ise, sorgulanması gereken başka bir konu.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, her yıl 3 milyon kişi zirai ilaç zehirlenmesine maruz kalıyor. Her yıl en az 20 bin tarım işçisi zirai ilaç uygulamaları nedeniyle ölüyor.(4) Bu zirai ilaçların diğer faktörlerle birleşerek tüketicilerde zaman içinde yarattığı hastalıklar ve ölüm vakalarının ise sayısal bir değer olarak tespit edilmesi mümkün değil. Kullanılan kimyasalların gıdada bıraktığı kalıntılar vücudumuza alınarak birikiyor. Biriken kimyasallar; kanser, üreme bozuklukları, hormon dengelerinde bozukluklar, bağışıklık sistemi sorunları, sinir sistemi rahatsızlıkları (beyin gelişiminde zarar, depresyon, konsantrasyon bozukluğu vs.), alerjiler, astım gibi birçok sağlık sorununa sebep olabiliyor.

 

Peki chlorpyrifos” etken maddesi içeren ilaçlara karşı, ekolojik bütünlüğe karşı sorumlu ve uyumlu, sağlığa zarar vermeyen “zehirsiz”, doğal yöntemler yok mu?

Ziraat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Özkan’ın verdiği bilgilere göre; kuru üzümde yaşanan bu soruna sürdürülebilir çözüm, biyolojik mücadele ve biyoteknik mücadele ağırlıklı entegre mücadele uygulamaları. T.C. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın yoğunlukla Akdeniz Bölgesi’nde sera alanlarında ve Turunçgil üretiminde biyolojik mücadele ve biyoteknik mücadele ağırlıklı yapmış olduğu teşvikler kısa sürede sonuç vermiştir. Son yıllarda üniversiteler, T.C. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, T.C. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve yerel firmaların çabalarıyla ülkemizde “Biyolojik Mücadele” ve “Biyoteknik Mücadele” konusunda önemli gelişmeler sağlanmıştır.

Bağ Salkım Güvesi adı zararlı böceğin biyolojik mücadelesinde kullanılmak üzere TAGEM’e bağlı kurumlarda, farklı Üniversitelerde ve Ankara Üniversitesi Teknokent firmalarında birçok doğal düşman böcek üretimi yapılmaktadır. Bu ‘doğal’ düşman böceklerin başında, yumurta parazitoitleri Trichogrammma türleri, Bracon hebetor ve Venturia canescens adlı arıcıklar yer almaktadır.

                                                                                                     

İşte, organik tarımda yaygın olarak tercih edilen diğer bazı biyolojik ve biyoteknik yöntem ve insektisitler:

1-Şaşırtma tekniği; İsonet – L ticari adı ile satılan dişi salkım güvesi kelebeği feromonu emdirilmiş teller 1000 metre kare yani 1 dekar alana 60 adet olacak şekilde bağ dallarına bağlanır. Bu sayede erkek kelebekler dişiyi kokusundan bulamaz ve çiftleşemezler. Bu sayede çoğalması engellenir.

2- Bacillus Thuringiensis  bakterisi içeren preparatlar. Piyasada Agree, delfin gibi ticari isimler ile satılmakta olup, içeriğinde doğada zaten olan ama kimyasal ilaçlar yüzünden yoğunluğu azalan bir bakteri. Bu bakteri, Salkım güvesi tırtılını hastalandırıyor.

3- Toprak kökenli doğal bir bakteriden doğal yollarla elde edilen Spinosad etkili maddeli insektisidler. Bunlar da salkım güvesi tırtıllarını direkt öldürüyor.

 

Sorumlu yaklaşım

“IFOAM’un (Uluslararası Organik Tarım Hareketleri Federasyonu) ekolojik tarım için koyduğu ilkelerden “özen ilkesi”ne göre; “Ekolojik tarım, gerek mevcut gerekse gelecek kuşakların ve çevrelerinin sağlığı ile esenliğini korumak üzere, sorumlu, önlemini baştan alan bir yaklaşımla yönetilmelidir.” Ege Bölgesi’nde üzüm üreticilerinin de bu ekolojik mücadele yöntemleri konusunda desteklenmesi durumunda yaşanan ekolojik ve ekonomik kriz atlatılabilir. Çocuklarımızın, geleceğimizin ve gezegenimiz sağlığı için bir an önce sürdürülebilir, ekolojik ilkelere dayalı organik tarımın teşvik edilmesi, desteklenmesi ve yaygınlaştırılması elzem görünüyor. Çünkü bu dünya, hepimizin…

 

Kaynaklar:

1- http://www.efsa.europa.eu/en/efsajournal/pub/3640

2- http://www.panap.net/sites/default/files/pesticides-factsheet-hhps-chlorpyrifos.pdf

   http://www.medimagazin.com.tr/veteriner-hekim/genel/tr-tarim-ilaci-cok-dusuk-miktarda-dahi-anne-karnindaki-bebegin-beynini-olumsuz-etkiliyor-5-40-43058.html

  http://www.journalagent.com/turkhijyen/pdfs/THDBD_70_1_7_14.pdf

3- TÜRK GIDA KODEKSİ PESTİSİTLERİN MAKSİMUM KALINTI LİMİTLERİ YÖNETMELİĞİ

4-  http://web.worldbank.org/archive/website01004/WEB/0__CO-35.HTM

06 May

Güvenli Alışverişin Adresi: % 100 Ekolojik Pazarlar!

% 100 Ekolojik Pazarlarda sadece taze ürünleri değil; tarhana, pirinç, irmik, erişte gibi ürünleri de zirai ilaç kalıntı analizine tabi tutuyoruz.

Derneğimiz ve yerel yönetimler işbirliğiyle açılan %100 Ekolojik Pazarlarda, hem bizler düzenli olarak yaptığımız analiz çalışmalarına devam ediyoruz hem de Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı İlçe Müdürlüklerince yapılan denetim ve analiz çalışmaları devam ediyor.

Kalıntı analizlerimiz ağırlıklı olarak taze sebze ve meyveler üzerine olsa da, dönem dönem işlenmiş paketli gıdaları da zirai ilaç kalıntı analizine tabi tutuyoruz. 27 Şubat Cumartesi günü Şişli Feriköy %100 Ekolojik Pazar’dan aldığımız tarhana, pirinç, erişte ve irmik gruplarından toplam 6 farklı markaya ait numunelerin hepsi temiz çıkmıştır.

Bu analizlerle birlikte %100 Ekolojik Pazarlar’da toplam 128 analizde, 97 farklı üreticinin 199 farklı ürününü zirai ilaç kalıntı analizine tabi tutmuş bulunuyoruz.

Buğday Derneği olarak hem organik ürüne güveni sağlamak ve tüketicinin hakkını savunmak, hem de haksız rekabetin önüne geçmek için %100 Ekolojik Pazarlar’da ve aracı esnafın depolarında denetimleri sürdürmeye ve sizleri bilgilendirmeye devam edeceğiz.

Analiz sonuçlarından örnekleri %100 Ekolojik Pazar Buğday Derneği halkla ilişkiler stantlarında inceleyebilirsiniz.

pazar geniş açı